27Rabb’inin Kitabı'ndan sana vahyedileni oku! Kur'an'ı okumak suretiyle Allah'a yaklaşmak, onunla amel etmek ve ondaki yüce gizliliklere ulaşmak için oku! O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O'ndan başka bir sığınak da bulamazsın. Allah Te âlâdan başka hiçbir kimse, o Kur'an'ı değiştirmeye ya da bozmaya güç yettiremez. Ne kadar didinirsen didin, asırlar boyu bir musibet indiğinde, Allah'tan başka sığınacak bir yer bulamazsın. Biliniz ki Kur'an, kesinlikle sonsuza kadar olduğu gibi devanı edecektir ve o hiçbir surette değişmeyecektir. Ne eksiltilebilir ve ne de ona bir şey eklenebilir. Onun hükümleri de öyledir. Hem metin hem de mana olarak insanlar tarafından ezberlenmiş olup, gönüllerde korunmaya alınmıştır. Ancak, zamanın değişmesiyle, ilim, amel, bilgisizlik ve onu terketme başlar ki bu durumdan da Allah'a sığınırız. Tasavvuf ehli olduğunu iddia eden bid'atciler içerisinde, ”İlhâmiye" adında bir grup vardır. Bunlar ilim ve dersle uğraşmayı bırakmışlar ve şunu söylemişlerdir: ”Kur'an bir perdedir. Şiirler ise tarikatın Kur'an'ı dır." Onlar bunu söyleyerek, Kur'an'ı bir tarafa bırakıp, şiirler öğrenmeye çalışırlar. Böylece de perişan olurlar. İbrahim el-Havvâs şöyle der : "Kalbin cilâsı ve ilâcı beştir. 1) Düşünerek Kur'an okumak, 2) Karnı boşaltmak, (az yemek) 3) Gece ibadeti yapmak, 4) Seher vakitlerinde Allah'a yalvarmak, 5) Salih kişilerle dostluk kurmak. Bu zor şeyleri bir kenara bırakıp da, zevku safa ve şehveti peşinde koşanlar, ruhsal hastalıklarını devam ettirmiş olurlar. Kendileri için de Allah'ın azabı ve felâketten başka bir sığmak bulamazlar. Bak ey bî edeb! Allahu teâlâdan başka dönüş yeri yok! Sen ve hevâ ehli benzerlerinin Allah'ın sana gönderdiği ve onunla amel etmeyi emrettiği Kur'an'ın yerine uydurmuş olduğu şiirlerle, ona nasıl dönersin?! Mukarrebûn'un dahi korkudan dizleri üzerine çöktüğü zaman sen ne cevap vereceksin?" |
﴾ 27 ﴿