36

'Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Şayet Rabbime döndürülsem bile, orada da bundan daha güzel bir sonuç bulurum.'“Gelecekte, yeniden dirilme zamanı olan kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Senin iddia etmiş olduğun gibi, yeniden dirilerek Rabb’lmin huzuruna döndürülsem bile, orada da bugün içerisinde bulunduğum bu bahçelerden daha güzel bir bahçe bulurum."

Bu ifadelerden, onun Rabb’ini bilip kabul ettiği anlamı çıkarılamaz. Üstelik, bilmek şirke sapmaya aykırı değildir. O, kâfir ve müşrikti.

Burhan’da şunlar söylenir: ”Burada zikredilen ifadede ”rudidtü-döndürüldüm" fiili kullanılmıştır. Halbuki. (Hâmîm-Fussılet) sûresinde (50. âyet) ise aynı anlam ”ruci'tü-döndürüldüm" kelimesi ile ifade edilmiştir. Çünkü, bir şeye döndürülmek (red), döndürülen şeyin istenmediğini ifade eder. Kehf süresindeki: 'İçerisinde bulunduğum şu bahçeden Rabbime döndürülsem bile' ifadesinde ki döndürülme- red bir nevi kerahet, isteksizlik ifade eder. Fussilet süresindeki ifadede ise 'rucû' kelimesi kullanılmış olup, kerahat anlamı ifade etmez. Sûrenin genel akışı, buna daha lâyık olduğu için böyle gelmiştir."

Burada söz konusu olan şahsın, bu kadar tamahkâr olmasının ve kötü bir yemin etmesinin sebebi, o şahsın. Allah'ın bu malı ona kentli şahsî kabiliyetinden ve ona liyâkatından dolayı verdiğine inanmış olmasıdır. Bunun bir is-t id rae olduğunun farkında değildir. Bu servet karşısında kâfirin Allah'ın emirlerine ve yasaklarına aykırı davrandığı halde: ”O çok cömerttir ve rahmet sahibidir. Âhirette bana, dünyada verdiklerinden daha çok verecektir." demesi Allahu teâlâ'ya karşı aldanış içerisinde oluşundandır. Allahü teâlâ : ”Ey insan! Çok kerîm olan Rabbi ne karşı seni aldatan nedir?" buyu mı ustur. (İnfitar: 6)

36 ﴿