42Derken, o inkarcı kişinin ürünü yok edildi. Bu cümle anılmamış bir cümle üzerine atfedilmiştir. Yâni, onun beklediklerinin bir kısmı olmuş ve onun malları telef olmuştur. Buradaki ” semer-ürün" den kasıt, onun sahip olduğu bahçedir. Çardakları üzerine yıkılmış olan bağın karşısında, ona harcadıklarından dolayı, ellerini oğuşturinaya başladı. Adam, üzüntüsünden ve kaybetmiş olduğu bahçesine olan hasretinden dolayı, pişman olmuş bir halde ellerini birbirine vurup oğuştunnaya başlamış. Yapmış olduğu şeye pişman ol an kimseler, bir elini diğerine çarpmak suretiyle, pişmanlıklarını ifade ederler. Bahru'l-Ulûm'da şöyle anlatılır : ”Elleri birbirine vurmak, elini ve parmağını ısırmak, elini ısırmak, parmakları yemek ve dişleri gıcırdatmak gibi tabirler, pişmanlık ve hasret duymayı belirten kinaye lâfızlardır. Çünkü bunlar, pişmanlığın sonuçlarıdırlar, sonuçlar da, sonuç oldukları şeye nisbet edilir. Bu tür ifadeler kullanılmak suretiyle, sözler en yüksek noktaya vardırılır. Böylece de, dinleyiciye daha kolay kabul ettirilir." Âyette 'sanki pişman bir duruma gelmiştir' denmek istenmiştir. Çünkü o adam, o mal ve bahçeyi imar etmek için bir çok çabalar harcamıştı. Nihayet o sahip olunan bahçe ve bağlar, çardaklar direkleri üzerine yıkılıp perişan olmuş, herşey yerle bir olmuştur. Bir söylentiye göre ise, o bağa Allahu teâlâ ateş göndermiş ve bütün suyu çekilivermiştir. (Bu esnada da): 'Keski Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmamış olaydım!' diyordu. Başına gelen bu durumların. Allah'a şirk koştuğundan ötürü olduğunu anlamış ve mü'min kardeşinin öğütlerini hatırlamış gibidir. Müşrik olmayan, Allah'ın birliğini kabul eden bir mü'min olmayı temenni eder olmuştur. Fakat bu temennisini, temenni fayda vermiyeceği zam antla dile getirmiştir. İmanını dünyayı isteme yönünde kullandığı için samimi değildir. Bu saınimiyetsizliğintlen dolayı da, tevbesi tevbe sayılmaz. |
﴾ 42 ﴿