96

Bana demir kütleleri getirin.' Bu, gücün tefsiridir. Güç ve kuvvetten kasıt da, gerekli olan âlet ve malzemelerdir. Bu ifade, onun ücreti reddetmesine aykırı değildir. Çünkü, haraçla emredilme, para verme an lam madır. Âletlerin verilmesi ise, iş karşılığı ücret vermek değil, güç olarak yardım etmek anlamına gelmektedir.

Âlimlerden birisi şöyle der: ”Su seviyesine varıncaya kadar, iki set arasını kazdı. Çamur yerine, eritilmiş bakır ve kayalardan oluşan bir temel attı."

İki dağın arasını aynı seviyeye getirince : 'Üfleyin!' dedi. İki dağın arasını doldurup yükselterek aynı seviyeye getirince, (ki bu iki dağın arasını peyderpey en tepe noktasına kadar doldurmuştu ve yüksekliği ikiyüz, genişliği de beşyüz zira' olmuştu) etrafına körükler yerleştirdi ve işçilere, bu körüğü çalıştırıp ateşe ve demir kütlelerine üflemelerini emretti.

Körükle üzerlerine hava verilmiş olan

o demir kütlelerini bir ateş haline getirince: bakır eritme işini üstlenenlere:

'Getirin bana da üzerine erimiş bakır dökeyim' dedi. ”Bana erimiş bakır getirin de o bakırı kızgın demir üzerine dökeyim," dedi.

96 ﴿