99O gün Biz onları, birbirine çarpıp dalgalanır bir halde bırakmışızdır. Biz, alâmetlerin gelmesi ile vaad geldiği o gün, yaratıkların bir kısmını diğer bir kısmına çarparak dalgalanır halde bırakırız. Denizin dalgalarının birbirlerine çarptığı gibi, insanlar ve cinler korkularının şiddetinden başıboş bir şekilde birbirlerine çarparlar. Ebussuûd Tefsiri'nde der ki: ”Belki de bu durum, birinci lif ley işten öncedir." Sûr'a da üfürülmüş... Bu da ikinci üfürüştür ki, daha sonraki kelimenin başındaki ”fâ" dan anlaşıldığına göre, bu da haşir zamanıdır. Belki de birinci sûrun anılmamış olması, ilk yaratılıştaki durum ve korkularla sonraki diriltiliş arasında ayırım olmasın di yedir. Ansızın kalkar ve bakarlar. Uyanık olanın hayal ettiği gibi, herkes uykuda olduğunu hayal eder. Ölüp de berzaha nakledildiğinde, orada uyanık gibi olmuştur. Onun için dünya hayatı, uyku gibidir. Âhirette ise, dünya ve berzahı, uyku içinde uyku olarak algılar. Gerçek uyanıklık hali ise, onun âhirette içerisinde bulunduğu durumdur ve orada uyku yoktur. Hazret-i Peygamber'e Sûr'u sordular. O da şu cevabı verdi: ”O, İsrafil tarafından ışıktan bir boynuzdur. Böylece onları, bütünüyle bir araya toplamışızdır. Cesetleri paramparça olduktan sonra, hesap görmek ve karşılıkları verilmek üzere, bütün yaratıkları bir yere toplamışız. Çok enteresandır ki, ne hayvanlardan, ne insanlardan, ne cinlerden ve ne de meleklerden hiçbirini geri bırakmamışızdır. |
﴾ 99 ﴿