104

Bunlar iyi işler yaptıklarını sandıkları halde, dünyâ hayatındaki çabaları boşa giden kimselerdir.' Onlar, yaptıklarının iyi şeyler olduğunu sanıyorlardı, ama onlar tamamen batıl şeylerdi ve boşa çıkmış oldu. Buradaki boşa çıkma durumu, sapıklığa değil, çalışmalarına ilişkindir. Çünkü onların çalışmalarının boşa çıkması, sadece dünya ile ilgili değildir. Yani onlar, âhirette kendilerine fayda verecek olan şeyler yaptıklarını sanıyorlardı. Onlar, bu amelleri en uygun şekilde yaptıklarını zannediyorlardı. Bu durum, yaptıkları işleri beğenmelerinden ve onu elde etmek için çaba sarfetmelerinden kaynaklanıyordu.

Âyet, sapık ve bid'at mezheplere mensup olanlara ve ehl-i riyaya işaret etmektedir. Riyanın en basiti dahî şirktir ve şirk de kulun bütün amellerini boşa çıkaran bir durumdur. Allahu teâlâ bunu şu âyetiyle bildirmiştir : ”...Eğer şirk koşarsan, bütün amelin kesinlikle boşa çıkar..." (Zümer: 65) Netice olarak, inkâra bitişik olan bir amel batıldır. Bu amel ibadet ve taat bile olmuş olsa. Riyacılar, bidatçılar ve desinler için amel yapanlar gibi.

Hazret-i Ali (radıyallahü anh) de, ”Harfira ehli" hakkında bu hükmü vermiştir. Bunlar, hâricilerdir ve Hazret-i Ali (radıyallahü anh) bunlara savaş açmıştır. Hâriciler Kûfe'de bulunan zâhid bir topluluktu. Mua vive ile kendisi arasında tahkim olayına razı olduğu için, Hazret-i Ali'ye isyan etmişlerdi . ”Ali hakem'e razı olmakla kâfir oldu. Hüküm ancak Allah'ındır" demişlerdi. Bu grup on iki bin kişi idi. Toplanıp ayrılık sancağını dikmişlerdi. Kanlar akıtıp, yollar kesmişlerdi. Hazret-i Ali (radıyallahü anh) bunların karşısına çıkmış, dönmelerini istemişti. Fakat hiçbir netice alınamamıştı, onlar inatlarında direnmişlerdi. Böylece de savaş kaçınılmaz olmuştu. Hazret-i Ali bunlarla Nehrevân'da savaşmış ve köklerini kazımıştı. Onların çok azı kurtulabilmişti ki. Hazret-i Peygamber bunlar hakkında şöyle buyurmuştu: ”Sizin içinizden öyle bir grup türeyecektir ki, onların namazları yanında kendi namazlarınızı, onların oruçları yanında kendi oruçlarınızı küçümseyecelisiniz. Halbuki onların imanları, köprücük kemiklerini geçemez."

104 ﴿