6bana ve Yakuboğullarına mirasçı olsun. Normal sebepler yoluyla değil de sırf lütf-u kereminden, yüce kudretinden olmak üzere bana bir oğul ver ki, ilim, din ve peygamberlik yönünden benim mirasçım olsun. Peygamberler geriye mal bırakmazlar. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bunu şöyle belirtiyor: ”Biz peygamberler, mal bırakmayız. Geriye bıraktıklarımız ise sadakadır." Zekeri ya (aleyhisselâm) oğlunun, İbrahim oğlu İshak oğlu Yakub soyundan krallığa varis olmasını istiyordu. O sırada Zekeriyya âlimlerin de reisiydi. Oğlunun, kendi ilmine ve Mâsân oğullarının saltanatına varis olmasını istiyordu. Rabbimî Onu beğendiğin bir insan yap', söz ve hareket yönünden katında itibarlı yap. Araya ”Rabbim" sözünün ilave edilmesi, yalvarışda duanın kabul edilmesi için ısrar ve mübalâğa kastıyladır. Denildi ki: ”Kul, duasının kabul olmasını isterse, Allah'ın uygun isim ve sıfatlarıyla duâ etsin." Bil ki: Zekeriyya (aleyhisselâm) da olduğu gibi Allah, tamamını veya bir kısmım kabul etmeyeceği duayı kuluna ettirmez. Bir Hadis-i Şerifte şöyle buyruldu: ”Kendine duâ kapısı açılan kimseye rahmet kapısı da açılmış demektir." Zira duâ, zillet ve ihtiyaç ifadesidir. Allahu teâlâ'ya, ihtiyaç arzetmekten daha sevimli bir şey yoktur. Ebû Yezid Bestâmî şöyle dedi: ”Otuz sene sıkı sıkıya Allah'a ibadet ettim. Gördüm ki birisi bana şöyle diyor: ”Ey Ebû Yezid! Allah'ın hazineleri ibadetle dolu, eğer O'na ulaşmak istersen zillet ve yoksulluk üzere hareket et." Marifet ehlinden birisi şöyle dedi: ”Duâ ne güzel silâhtır. Vefa ne güzel binektir. Ağlamak ne güzel şefaatçidir. Duâ, ya din veya dünya için olur. Din için olan duâ, kamil insanların göz diktiği umut mahallidir. Bilmez misin ki, Zekeriyya (aleyhisselâm) Allah'tan, zürriyetinden ilme mirasçı olacak kimse istedi: İlme varis olmak mala varis olmaktan daha hayırlıdır. Çünkü kâinatın nizamı ilim, amel, salah, takva, adalet ve insafla kaimdir." |
﴾ 6 ﴿