32Biz, gökyüzünü direksiz olduğu halde düşmekten, bozulmak ve çözülmekten ya da kulak hırsızlığından korunmuş yani kulak hırsızlığı yapmak isteyen şeytanlardan ateş sütunuyla korunmuş bir tavan yaptık. Gök, yeryüzünün tavanı gibi olduğundan tavan ismiyle isimlendirilmiştir. Onlarsa hâlâ gök yüzünün âyetlerinden yani, güneş, ay, yıldızlar ve diğerleri gibi Allah'ın varlığına, birliğine, sanatının yüceliğine ve kudretinin azametine parlak işaretler kıldığı pek açık delillerinden yüz çevirmekteler, Bunları düşünmüyorlar, küfür ve sapıklıklarına bir son vermiyorlar. Rahmetinin eserlerine bir bakın! San'atının ve kudretinin hayret veren yönlerini bir düşünün! Düşünün de böylece ilâhî marifet denizlerinden inciler çıkarasınız. Hikâye edilir ki, Hazret-i Davud (aleyhisselâm) odasına girdi. Orada küçük bir kurt gördü. Onun yaratılışını düşünerek: ”Allah, şunu, değer vererek niçin yaratmıştır?" dedi. Bunun üzerine Allah onu konuşturdu. Dedi ki: ”Ey Davud! Sen kendini mi beğeniyorsun? Ben, Allah'ı zikrediyor ve Allah'ın, sana verdiği şeylerden daha çok O'na şükrediyorum.1' Âyetleri gömlekten maksat, Allah'ı her şeyin başında zikretmektir. Böyle yapmak, olgun mü'mini erin özeli iklerindendir. Bu sebeple akıllı kimsenin, nefsini hevâdan men etmesi ve onu doğruya iletmesi konusunda düşünmesi ve irşad için, aklî ve nakli yolu en iyi bileni seçmesi gerekir. |
﴾ 32 ﴿