52

Babasına ve kavmine: 'Sizin şu karşısına geçip tapmakta olduğunuz heykeller de nedir?' demişti. Yani, hizmetçileri gibi önemle itaat ettiğiniz bu heykeller nedir? demektir. Bu soru, bilinemeziikten gelerek sorulan bir sualdir. Yoksa Hazret-i İbrahim bunun aslının bir taş ya da bir ağaç olduğunu ve kavminin bunları mabut edindiklerini bilmektedir.

Rivayete göre Hazret-i Ali (radıyallahü anh), satranç oynayan bir gruba uğradı. Onlara bu heykeller nedir? dedi. Hazret-i Ali'nin bu sözünde satranç oynamayı çirkin göstermek vardır. Çünkü Hazret-i Ali, Hazret-i İbrahim (aleyhisselâm)’in heykelleri isimlendirdiği kelimeyle satranç taşlarına ad vermiş, böylece bu oyuna önem vermenin, bundan ayrılmamanın putlara tapmak konusuna önem vermek gibi bir şey olacağına işaret etmiştir.

Tavla ve satranç oynamak mekruhtur. Bunlar oyun ve eğlencedir. Eğer bunda kumar varsa, oynamak nas ile haramdır. Eğer kumar yoksa bu bir abesle iştigaldir. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurur ki: ”Üç oyun dışında mü’minin her oyunu hatıldır. Bunlar: Atını yetiştirmesi, ok atması, ve eşiyle oynamasıdır." (10) Yine Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: ”Kim satranç ve tavla oynarsa, o kimse elini domuz kanma batırmış gibidir."

52 ﴿