80

Biz,

Davud'a sizin yararınıza olarak düşmanla yapılan

savaşın sıkıntılarından sizi koruması için zırh yapmayı öğrettik. Davud (aleyhisselâm)'dan önce zırhlar saç halinde yani, enli demir parçaları halindeydi. ”Lelms" aslında zırh olsun, başka şey olsun elbise, giyilen şey demektir. Burada zırh manasınadır. Buradaki mucize, zırhın ateş, örs ve çekiç gibi aletlerden faydalanmaksızın meydana gelmesidir.

Artık siz, bunlara

şükrediyor musunuz? Şükrü gerektiren nimetler sabit olmuştur. Bu soru şeklinde varid olan bir emirdir. Yani şükredin, demektir.

Allahü teâlâ, haber veriyor ki, ilk zırhı yapan Hazret-i Davud'dur. Sonra insanlar öğrenmiş ve bu zırh ile elde edilen nimet, kıyamete kadar yaygınlaşmış, dolayısıyla bu nimetten dolayı Allah'a şükretmek, insanlara vacip olmuştur.

Bazıları der ki: ”Buradaki hitap. Hazret-i Davud'a ve ev halkınadır. Yani, bu nimetlerle kendilerine ihsanda bulunduktan sonra ”artık siz şükrediyor musunuz? ” dedik. Davud (aleyhisselâm), rızkını, Allah'tan elinin emeğiyle kılmasını istemişti. Allah da ona demiri yumuşattı. Hazret-i Davud da, demirden zırh yapar, satar ve geçimini bundan temin ederdi. Peygamberler de meslek ve sanatla uğraşırlar, kazançlarını sağlarlardı. Hazret-i İdris terzi, Hazret-i Nuh marangoz, Hazret-i İbrahim bezzaz (yani kumaş satan, manifaturacı), Hazret-i Davud düğmeci ve Hazret-i Âdem'de çiftçiydi. Hazret-i Mûsa, Hazret-i Şuayb ve Hazret-i Muhammed (aleyhisselâm) çoban idiler. Peygamberimiz, peygamberlik gelmeden önce ücret karşılığı koyun gütmüş ve: ”Koyun gütmeyen hiçbir peygamber yoktur," (19) buyurmuştur.

Koyun gütmedeki Allah'ın hikmetlerinden biri de, kişi, koyun güttüğü zaman, kalbine rahmet ve lütuf yerleşir. Bu durumda, halkın başına geçtiği zaman, en güzel bir davranış içinde olur. Koyun güttüğünden dolayı küçük görülerek bu mesleğiyle ayıplanan bir kimsenin, peygamber de koyun güderdi, demesi doğru değildir. Böyle derse, te'dip edilir. Çünkü o, nebiler hakkında kemal ve olgunluk sıfatıdır, diğerleri hakkında öyle değil. Bundan dolayı, Hazret-i Peygamber (aleyhisselâm) de koyun güderdi, diye delil getirilmez. Yalnız Peygamberimiz hakkında ”ümmîlik" gibi kemal olan her şeyde durum böyledir. Buna dayanarak bir kimseye, sen ümmîsin, denir de, o da Hazret-i Peygamber (aleyhisselâm) de ümmî idi derse te'dib edilir. Çünkü o, Peygamberimizin ümmîlik sıfatını halîfe almış, bu büyük sıfatına hakaret etmiş sayılır.

Kazanç yollarının en üstünü, cihaddır. Cihad, peygamberlik ve hicretten sonra Rasûlüllah Efendimizin mesleğidir. Cihaddan sonra, ticaret gelir. Ancak, şu şartlarla ki, asla emanete hıyanet etmiyecek, fahişelik ve kâhinlik ücreti gibi haram ve pis kazançlardan ve çalgı âletleri imalâtı gibi sanatlardan da kaçı nacaktır.

80 ﴿