82

Kendisi için denize dalan, denizin dibine inip onun için nefis şeyler çıkaran

ve bundan başka işler gören anılan şeylerden başka, şehirler ve saraylar yapmak, acayip sanatlar icat etmek gibi işler yapan

şeytanlardan da onun emrine verdik. Bu âyet, emrine verilenlerin cinlerin mü'minleri değil kâfirleri olduğunu gösteriyor.

Onları da gözeten Bizdik. Emrinin dışına çıkmak, ona karşı gelmek, ya da yaratılışları gereği, yaptıklarını bozmak konusunda onları görüp gözeten Bizdik. Şeytanlar, her ne kadar lâtif ve saydam cisim iseler de, ancak onlar, çeşitli şekillerle şekillenebilirler. Zor işleri, yapabilirler. Görmez misin ki, rüzgârın letafeti, şiddetle esmesine engel olmaz.

Eğer, kendilerini zor işlerde çalıştırdığı halde şeytanlar, Hazret-i Süleyman'ın emrine uymaktan niye çakmadılar? dersen: cevap olarak derim ki: ”Şüphesiz ki. Yüce Allah, Hazret-i Süleyman'dan korkmaları için onların kalplerine bir korku saldı. Bundan dolayı, ona karşı gelmekten korktular. Bu da Hazret-i Süleyman'ın mucizeleri tidendir. ”

Eyyûb’u da an. O: ”Bana bu dert geldi Sen, merhametlilerin en merhametlimin" diye Kabbine duâ etmişti.

82 ﴿