84Biz de duasını kabul etmiş, kendisindeki o hastalığı hemen gidermiştik. Duasını kabul buyurarak kendisine gelen sıkıntı ve hastalığı kaldırdık. Rivayet edilir ki, kendisine: ”Başını kaldır, çünkü duan kabul edildi ve ayağınla yere vur," denildi. O da ayağını yere vurunca, ayağının altından bir pınar kaynadı. Ondan yıkandı. Yıkanmasıyla vücudunda ne kadar yara varsa, hepsi iyileşti. Sonra ayağını yeniden vurdu. Buyurmasıyla bir pınar daha kaynamaya başladı. Ondan da içti. İçmesiyle içinde ne kadar dert varsa, hepsi çıktı, sıhhatine kavuşarak eski gençliğine ve güzelliğine kavuştu. Daha sonra kendisine bir elbise giydirildi. Bu hastalıkla imtihan edilmesindeki sır, yüce makamları tamamlamak için zor riyazetler ve çeşit çeşit bedenî mücahedelerle vücdunu tasfiye etmek, pak etmektir. Derler kî, azîz ve şerif kimselere komşu olan kimse, azîz ve şerîf olur. Hor ve hakir kimselere komşu olan kimse de, hor ve hakir olur. Görmez misin ki, rüzgâr çiçeklere ve güllere uğradığı zaman, güzel kokular taşır; pisliklere uğradığı zaman da kötü kokular taşır. Nefsin özellikleriyle arkadaş olanla, ruhun ahlakıyla komşu olanı, sen buna göre kıyasla. Bununla beraber tarafımızdan bir rahmet, ibadet edenlere de bir öğüt yani, kendisinden başka kullara da, kudretimizin sonsuzluğunu bilmeleri ve Hazret-i Eyyûb'un sabrettiği gibi sabrederek, O'nun sevaba kavuştuğu gibi sevaba ulaşmaları için bir öğüt ve ibret olmak üzere ona hem ailesini hem de onlarla beraber bir katını daha verdik. Bir o kadar daha çocukları oldu. Kendisine olan rahmetimizden dolayı anılanları, özel rahmetle verdik. Rivayet edilir ki, Allahü teâlâ Eyyûb (aleyhisselâm)'un karısına da gençliğini geri verdi. Böylece İbni Abbas'tan rivayet edildiği gibi, Hazret-i Eyyûb'tan yirmi altı çocuk doğurdu. Hazret-i Eyyûb'a mallarını da geri verdi. Hazret-i Eyyûb (aleyhisselâm), miskinlere çok merhametliydi. Öksüz ve dulları himayesine alır, misafiri de ağırladı. Hadisi şerifte şöyle buyrulmuştur: ”Bir ara Eyyûb çıplak olarak yıkanırken üzerine altından bir çekirge sürüsü düştü. Eyyûb da elbisesine doldurmaya başladı. Bunun üzerine Rabbi, kendisine seslenerek: 'Ben seni bu gördüğünden zengin kılmadım mı?' buyurdu. O da: 'İzzetin hakkı için, beni zengin kıldın, ancak senin bereketinden benim için zenginlik (ihtiyaçsızlık) yoktur,' dedi." (20) Bu hadisi şerif, helâl malı çoğaltmanın mubah olduğunu gösterir. |
﴾ 84 ﴿