11İnsanlardan kimi Allah'a yalnız bir yönden, dinin bir kısmına göre ibadet eder. O, tıpkı cephe gerisinde durup zafer hissettiği zaman sebat eden ve yenilgi hissettiği zaman da kaçan kişi gibi sebatsız kimsedir. Rivayet edildiğine göre bu âyet, Medine'ye gelen ”E'ârib" kabilesi hakkında inmiştir. Onlardan bin sağlıklı olduğu, atı yavruladığı, eşi çocuk dünyaya getirdiği, malı ve davarları çoğaldığı zaman: ”Bu dine girdiğimden beri hayra ve huzura kavuştum" dermiş. Fakat ters durumla karşılaştığı zaman: ”Başıma kötülükten başka bir şey gelmedi" diyerek dinden dönermiş. Kendisine sağlık ve zenginlik konusunda dünyaya ilişkin bir iyilik dokunursa, buna pek memnun kalır, içtenlikle değil, görünüşte dinde sebat eder; bir de musibete maruz kalırsa kendisi, ailesi veya malına gelen bir musibetle imtihan edilirse, yüz üstü döner, inkâra yönelerek dinden çıkar, küfre döner. O, dinden çıktığından dolayı ameli boşa çıkarak ve suçsuzluğu ortadan kalkarak dünyada da âhirette de ziyana uğramıştır. Onun ikisini de kaybetmiştir. İşte bu, apaçık ziyanın ta kendisidir. Bazıları şöyle demişlerdir: ”Dünyadaki kayıp, ibadetleri terketmek ve haramlarla meşgul olmaktır. Âhiretteki kayıp ise, hasımların ve takipçilerin çoğalmasıdır. |
﴾ 11 ﴿