16

İşte böylece Biz, Kur'an'ı derin anlamlarını vurgulayan

açık seçik âyetler halinde indirdik. Gerçek şu ki Allah, Kur'an'la hidâyetini

dilediği kimseyi doğru yola iletir. Hadis-i şerife göre: ”Allah. Kur'an'la bazı toplumları yükseltir ve bazılarını da onunla alçaltır." Yani Allah, Kur'an'a inanarak gereğini yerine getiren toplumların derecelerini Kur'an sayesinde yükseltirken, ondan yüz çeviren ve hükümlerini tatbik etmeyen toplumları da alçaltır. Gerçekten Ashab-ı Kiram'ın düşüncesi, felsefesi ve işi, Kur'an'a inandıktan sonra onunla amel etmekten ibaretti. Bu sebeple onlar, on âyet öğrenince gereğini yapmadan başka âyetlere geçmezlerdi.

Ebû Said el-Hudrî'nin şöyle dediği nakledilmiştir: ”Ben, fakir muhacirlerden oluşan bir cemaatin yanına oturdum. Onlar, birbirini siper edinerek açık yerlerini örtmeye çalışırken, biri de bize Kur'an okuyordu. Aniden Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) teşrif etti ve yanımızda ayakta durdu. Bunun üzerine okuyucu sustu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) selâm verdi ve: ”Ne yapıyorsunuz" diye sordu. Biz: ”Allah'ın kitabını dinliyorduk" dedik. Bunun üzerine şöyle buyurdu: ”Ümmetimden, kendileriyle birlikte olmayı nefsime emredeceğim kimseleri var eden Allah'a hamd olsun. Ey fakir muhacir topluluğu! Kıyamet günü tam olacak olan nura sevinin! Siz, zengin insanlardan yarım gün önce -ki, bu beş yüzyıl demektir- cennete girersiniz."14' Çünkü zenginler, Arasat denen yerde durdurulurlar ve kendilerine: ”Malı nereden kazandınız ve nereye sarfettiniz?" diye sorulur. Oysa fakirler, malları bulunmadığı için, durdurulup mal konusunda hesaba çekilmezler.

16 ﴿