38

Şüphesiz Allah, iman edenleri korur. Râgıp İsfahanı şöyle demiştir: ”Def kelimesi, ”ilâ" harf-i cerri ile kullanıldığı zaman vermek, anlamına gelir. Nitekim şu âyet-i kerime buna örnektir: ”...Mallarını kendilerine verin..." (Nisa: 6) ”An" harf-i çeri ile kullanıldığında ise, bu âyette olduğu gibi, korumak anlamına gelir." Yani Allah, müşriklerin mü'minlere zarar vermesini bütünüyle önler ve eziyetlerinden korur.

Muhakkakki Allah, hain, Allah'ın emanetine hıyanet eden

ve nankör yine O'nun nimetine nankörlükte bulunan

hiç kimseyi sevmez. İşlerinden hoşnut olmaz ve onlara yardım etmez.

Âyet, kişinin, hiyânet ve nankörlük yapmak suretiyle, bunlara devamından dolayı tevbe etmez bir durumda olacağına dikkat çekmektedir. Bu kişi, tevbe etmedikçe Allah'ın sevgisini kazanamaz.

Bilmek gerekir ki, hainlikle münafıklık aynı şeydir. Küfür de hainlikten sayılır. Hainlik, Allah'ın emaneti olarak bulunan nefsi helak etmektir. Bu kötü sıfat, namaz, oruç ve diğer ibadetlerde de söz konusudur. Buradaki hainlik ise, ya ibadetleri bütünüyle, ya da şartlarından birini terketmekle olur. Sahur yemeğini yedikten sonra sabah namazını kılmadan yatıp güneş doğuncaya kadar uyuyan kimse, Allah'ın nimeti olan sahura nankörlük ettiği gibi, namazı terk etmekle de namaza hainlik yapmıştır. Sünneti yerine getirmek için farzı terketmek, zararlı bir ticarettir.

Nakledildiğine göre birinin dokuz dirhem parası kaybolmuş ve bu parayı bulup kendisine getirene on dirhem vermeyi vadetmiş. Bu hususta kendisini kınayanlara şöyle demiştir: ”İnsanın kaybettiğini bulmasında öyle bir haz var ki, siz onu anlayamazsınız."

Gafil kimseler, kendilerince uykuda, bin vakit namazdan daha üstün bir haz duyarlar. Bundan Allah'a sığınırız. Öte yandan noksan ölçmek ve tartmak da hainliktir.

Nakledildiğine göre, ölmek üzere bulunan bir adam, birden bire şöyle demeye başlamış: ”Ateşten iki dağ, ateşten iki dağ!" Bunun üzerine oradakiler, aile fertlerine onun ne iş yaptığını sormuşlar. Onlar da:"Onun biriyle tartıp verdiği; diğeriyle de tartıp aldığı iki ayrı terazisi vardı" demişler.

38 ﴿