41

Onlar ki, yeryüzünde kendilerine iktidar verirsek... Burada Allahu teâlâ, yurtlarından çıkarılanlara yeryüzünde iktidar verdiği ve icra makamına getirdiği vakit güzel davranacaklarını belirtmiştir. Bana saygı duymak üzere

gereği gibi namaz kılarlar.

Râğıb İsfahanı şöyle demiştir: ”Allah, namaz kılmakla övdüğü her yerde ‘lkame' (gereği gibi kılma) lâfzını zikretmiş; sadece münafıklar için 'Namaz kılanlar' buyunnuş, ”Namaz kılanların vay haline" (Maun: 4) ifadesiyle buna işaret etmiştir."

Şüphesiz ”ikâme" kelimesi, namazın hak ve şartlarını yerine getirerek usûlüne uygun olarak kılınması gerektiği için seçilmiştir. Yoksa namaz kılmak sadece belli hareketleri yapmak değildir. Onun için, ”Namaz kılanlar çoktur; fakat gereği gibi kılanlar azdır" denmiştir.

Kullarıma yadım olsun diye

zekât verirler, iyiliği, dinen ve örfen güzel sayılan şeyleri

emredip kötülükten, ilim ve akl-ı selim sahibi olanların çirkin kabul ettiği şeyleri

nehyederler.

Rag ip İsfahanı şöyle demiştir: ”Maruf, Akıl ve din sayesinde iyi olduğu bilinen; münker de, yine akıl ve dine göre çirkin görünen şeydir."

İşlerin sonu sadece Allah'a varır. Çünkü bu sonuç, O'nun hükmüne ve takdirine bağlıdır.

İbn Abbas'tan şöyle nakledilmiştir: ”Namazın katledilmesi, isteklere boyun eğilmesi ve arzulara meyledilmesi, kıyametin alâmetlerindendir. O zaman, hain idareciler ve günahkâr vezirler olur. Yine o zaman mü'minin kalbi, tıpkı tuzun suda eridiği gibi erir; konuşursa onu öldürürler, susarsa bu seferde öfkesinden ölür."

41 ﴿