47Ey Rasûlüm! Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Nitekim müşrikler Hazret-i Peygamber'e, ”Eğer doğru söyleyenlerden isen bizi korkuttuğun azabı getir bakalım" diyorlardı. Allah, vaadinden asla dönmez. Bu sebeple söz konusu azap mutlaka gelecektir. Gerçekten Yüce Allah, bu azabı Bedir Savaşında uygulamaya koymuştur. Mü'minlere verilen mutlu vaadden dönmek caiz değilse de, onlara yapılan ceza vaadinden dönmek caizdir. Çünkü Allah'ın merhameti, gazabını geçmiştir. Yahya b. Muaz, bu konuda şunları dile getirmiş ve ne güzel söylemiştir: ”Mükâfat ve iyiliğin karşılığı güzelliği vaad haktır. Mükâfatı vaad, kulların Allah'ta olan haklarıdır. Çünkü Allah, iyi işler yaptıkları zaman kendilerine şunu ve bunu vermeyi garanti etmiştir. O halde, sözünde durma konusunda Allah'tan daha üstün kim olabilir? Cezayı vaad ise, Allah'ın kullarında olan hakkıdır. Nitekim Allahu teâlâ şöyle buyurmuştur: ”Şunu ve bunu yapmayın; aksi halde sizi cezalandırırım." Buna rağmen onlar, yapacaklarını yapmışlardır. Bu durum karşısında Allah, dilerse hakkını bağışlar; dilerse onlara azap eder. Çünkü azap etmek, O'nun hakkıdır. Fakat, en iyisi bağışlamak ve cömert davranmaktır." Siri el-Mavsilî de şöyle demiştir: Allah, bolluk vaadettiği zaman, sözünü yerine getirir; Darlıkla tehdit ettiği zaman ise bağışlayıcı lığı O'na engel olur. Daha sonra da, onlar için dünya azabının yanı sıra, âhirette de uzun süre devanı edecek bir azabın olduğuna işaretle şöyle buyurulmuştur: Şüphesiz Rabbinin nezdinde azap gördükleri günlerden bir gün, saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir. Burada ki hitap, hem Allah Rasûlüne, hem de onunla birlikte olan mü'mimleredir. Buna göre anlam, tıpkı şöyledir: ”Azabı nasıl olur da acele istersiniz? Oysa azap günlerinden bir gün, sizin ölçülerinize oranla bin yıl kadardır." Bu, ya gerçek anlamda azap günlerinin uzunluğu açısındandır, ya da sıkıntılı günler uzun görüldüğünden dolayıdır. Tıpkı, ”Ayrılık gecesi uzun; buluşma günü ise kısadır" dendiği gibi. Bir şâir de şöyle der: Seni görmediğim bir gün bana, hin ay gibi, Bir ay ise bin yıl gibi geliyor. |
﴾ 47 ﴿