27

Adiy b. Sabit'ten rivayet edildiğine göre Ensar'dan biri şöyle demiştir: ”Bir kadın Rasûlüllah'a gelerek: 'Ey Allah'ın Rasûlü! Ben evde, başkasının beni görmesini istemediğim bir halde bulunuyorum. Böyle bir durumdayken gelen doğrudan içeriye giriyor. Bu durumda ben ne yapacağım?' İşte bundan dolayı aşağıdaki âyet inmiştir."

Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, ev halkından izin verme yetkisine sahip olan kişiden

izin alıp ev halkına selâm vermedikçe girmeyin. Eve girmek isteyen izin isteme anında, ”Esselâmü aleyküm" dedikten sonra üc kere, ”girebilir miyim?" diye sorar. Kendisine izin verildiği takdirde girer ve ikinci kez selâm verir; izin verilmemesi halinde ise geri döner.

Bu, selâm vermekle birlikte izin istemek,

sizin için aniden girmenizden

daha hayırlıdır. Herhalde bunun böyle olduğunu

düşünüp anlarsınız. Öğüt alır ve gereğini yaparsınız. İnsanın, annesinin bulunduğu bir yer bile olsa, oraya izinsiz olarak ansızın girmesi doğru değildir. Çünkü o anda annesi açık olabilir. Öte yandan âyet, cahiliye dönemi halkının bir yere girme anındaki selamlaşmalarının terkedilmesi gerektiğine işaret etmiştir. Nitekim söz konusu kişilerden biri, yabancı birinin evine sabahleyin girince, ”iyi sabahlar" ve akşamleyin girince de, ”iyi akşamlar" diyordu.

Bil ki selâm, Müslümanların sünneti, cennetliklerin selâmı, sevgiyi celbeden, kini ve öfkeyi gideren bir ifadedir.

Rivayete göre Hazret-i Peygamber şöyle buyurmuştur: ”Allah. Adem’i yaratıp ona ruh üflediğinde Âdem aksındı ve: 'Elhamdülillah (Allah'a hamdolsun)' dedi. Bunun üzerine Yüce Allah: 'Ey Âdem! Rabbin sana merhamet eder. Bir kısmı oturmuş bulunan şu meleklere git ve kendilerine: 'Esselâmü aleyküm' de. Çünkü bu, senin selâmın ve aynı zamanda neslinin de selâmıdır."

Yine Hazret-i Peygamberin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: ”Müslümanın Müslüman üzerindeki hakları altıdır: Karşılaştığı zaman selâm verir, kendisini davet ettiği zaman davetine icabet eder; gıyabında onun iyiliğini ister, aksırdığı zaman ona 'yerhamükellâh' (Allah sana merhamet etsin) der. Hastalandığı zaman ziyaretinde bulunur ve öldüğü zaman da cenazesine katılır.'

Bir evde yangının olduğu veya hırsızın geldiği ortaya çıkar, veya haksız yere öldürme olayı olur, ya da kötülük ortaya çıkarsa hemen giderilmesi gerekir. Bu durumda izin istemek ve selâm vermek vacip olmaz. Bütün bunlar delil ile istisna edilmiştir. O da fakihlerin dediği: ”Zaruretler haramları mubah kılar," sözüdür.

27 ﴿