34

Yemin olsun ki, Biz size, hadler, diğer hükümler ve adab-ı muaşeretle ilgili olarak açıklamaya ihtiyaç duyduğunuz her şeyi

açıkça bildiren âyetler, sizden önce yaşayıp gitmiş olanlardan daha önceki kitaplarda yer almış, hayretler içinde bırakan hayal hikâyeleri ile kendilerine verilen örneklerden bazı

örnekler ve takvaya ulaşmış kimseler için bir öğüt indirdik.

Böylece onlar ders alsınlar, haram ve mekruh olan şeylerden ve ahlâkî değerleri dejenere eden davranışlardan sakınsınlar. Âyet-i kerimede bizzat takva ehli zikredilmiştir. Çünkü öğütlerden, öncelikle onlar istifade ederler.

Anlatıldığına göre arslan, kurt ve tilki avlanmaya çıkmış; bir yaban eşeği, bir geyik ve bir tavşan yakalamışlar. Arslan kurda hitaben: ”Bunları aramızda paylaştır bakalım" demiş. Kurt: ”Yaban eşeği kralın, geyik benim ve tavşan da tilkinin olsun" cevabını vermiş. Bunun üzerine arslan pençesini kaldırıp kurdun başına vurmuş ve kurt arslanın önüne yığılıp kalmış. Daha sonra Arslan, tilkiye hitap ederek, avları aralarında paylaştırmasını istemiş. Tilki: ”Eşek, kralın öğle yemeği, geyik akşam yemeği ve tavşan da bu iki öğün arasında ona bir ziyafet olsun" demiş. Arslan: ”Hayret doğrusu! Ne kadar âdilsin! Bu hükmü sana kim öğretti?" diye sormuş. Tilki cevap olarak: ”Kurdun başına gelen" demiş.

İfade edildiğine göre öğüt, katı kalbleri yumuşatan ve kuru gözleri yaşla dolduran bir güçtür.

34 ﴿