63

Ey mü'minler!

Peygamber’in çağırmasını kendi aranızda birinizin diğerini çağırması gibi tutmayın. Yani, Peygamber’in sizi herhangi bilişe çağırmasını, birbirinizi çağırmakla aynı değerde görmeyin. Nitekim, aranızda söz konusu olan çağırmada aldırış etmemek, cevap vermemek ve izinsiz ayrılmak mümkün olabilir. Oysa Hazret-i Peygamber’in davetine icabet etmek farz, izni olmadan ayrılmak ise haramdır.

Bazı Müfessirler bu âyeti şöyle yorumlamışlardır: ”Aranızda herkes, birbirini ismiyle çağırdığı gibi, onu da tıpkı: 'Ey Muhammed!, Ey Abdullah'ın oğlu!' gibi isimlerle çağırmasın ve ona karşı sesini yükseltmesin; ancak saygı ifade eden: 'Ey Allah'ın Nebisi', 'Ey Allah'ın Rasûlü' gibi unvanlarla seslensin."

Âyet-i kerimede, iyiliği öğreten kişiye saygı gösterilmesi gerektiği dile getirilmiştir. Şüphesiz Rasûlüllah, iyiliği ve hayrı öğretenlerin başında yer alıyordu. Bu sebeple Allah, ona saygı ve hürmet gösterilmesini emretmiştir. Aynı zamanda burada, hem hocanın hakkını tanımaya ve hem de faziletli kişileri öğrenmeye yer verilmiştir.

Öte yandan, ”Hakâiku’l-Bekli" isimli eserde müellif şöyle demiştir: ”Allah Rasûlü'ne saygı göstermek, Allah'a saygı göstermektir; onu tanımak, Allah'ı tanımaktır. Ona karşı edeble hareket etmek, Allah'a karşı edeble hareket etmek anlamına gelir."

İçinizden, birini siper ederek sıvışıp gidenleri muhakkak ki Allah bilmektedir. Tesellül, yavaş yavaş, gizlice bir yerden çıkmaktır. Birinin, habersiz olarak insanlar arasından sıvışıp uzaklaşmasına, ”Teselleler-ractıl" denir. Buna göre âyetin anlamı şöyledir: ”Allah, cemaatten yavaş yavaş gizlice uzaklaşanları bilmektedir." Livâz ise, başkasının görmesi endişesiyle bir şeye bürünerek gizlenmektir.

Bazı müfessirler şöyle demiştir: ”Cuma günü Hazret-i Peygamber’in hutbesini dinlemek münafıklara ağır geliyordu. Bu sebeple onlar izin istemeksizin birbirinin arkasına saklanarak camiden gizlice çıkıyorlardı. Bunun üzerine Allah, bu âyetle kendilerini uyarmıştır."

Bu sebeple, O'nun emrine, emrinin gereğini yerine getirmeyerek

aykırı davrananlar, başlarına bir belâ, yani dünyada hastalık, cinayet ve devlet başkanının baskısı gibi beden veya mala gelen bir dert

gelmesinden veya kendilerine âhirette

çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.

63 ﴿