40Yemin olun ki onlar, yani Kureyş, ticaret dolayısıyla Şam'a uğrayıp belâ yağmuruna tutulan o beldeye yani Lût kavminin en büyük kasabası olan ve üzerine yağan taşlarla yerle bir olan Sodom'a uğramışlardır. Sodom halkı, çirkin bir iş yapıyor, erkek erkeğe cinsî ilişki kuruyordu. Bu beldenin özellikle belirtilmesi, Kureyşin uğrak yeri olması dolaylıyladır. Nitekim onlar, oraya uğradıklarında yerin altüst edilmiş olduğunu görüyor, fakat ibret almıyorlardı. Peki, onu görmüyorlar mıydı? Oraya uğradıklarında bundan korkarak niçin ibret almıyor ve iman etmiyorlardı? Hayır, onlar tekrar dirilmeyi ummuyorlardı. Onlar, yeniden dirilmeyi beklemeyen kâfir kimselerdir. Bu dirilmeyi ardından da âhirette ceza görmeyi inkâr ediyorlardı. Şüphesiz olarak bil ki, tekrar dirilmeyi, kâfirden başkası inkâr etmez. İlkbahar, yeniden dirilmeye benzer. Çünkü bahar, tohumların ekilme zamanıdır. Çiftçinin kalbi bu vakte bağlıdır. Ektiği çıkacak mı, çıkmayacak mı? Aynı şekilde mü'min de itaat ve ibadet için çaba harcar. Onun kalbi de, korkuyla ümit arasında asılı durmaktadır. Yüce Allah bunu kabul eder mi, etmez mi? Hep bunu düşünür. Öte yandan, ekin bitip yetişince biçilir, harman yapılır, un haline getirilir, hamur yapılır ve sonra da ekmek olur. Tandırda pişirildikten sonra sofraya getirilmeye uygun bir hale gelir. Eğer yanarsa, çiftçinin çektiği bütün emek boşa gider. Kul da namaz kılar, zekât verir ve hacca gider. Ölüm meleği gelip ruhunu aldıktan ve kabre konulduktan sonra, kıyamet kopuncaya kadar orada kalır. Kıyamet günü yeniden dirilerek kabirden çıkar ve mahşerde toplanır. Bu arada sırattan geçmekle ilgili emir fermanı gelir. Eğer sıratı emin olarak geçerse, kazançlı çıkmış, kurtulmuş; aksi halde helak olmuş olur. Buna göre akıllı insanın, tekrar dirilmeyi ve işlerin sonunu düşünmesi gerekir. |
﴾ 40 ﴿