46

Sonra da onu, yavaş yavaş güneş yükseldikçe

kendimize çektik. Yani o gölgeyi meydana çıkarıp uzattıktan sonra, onu yok ettik veya güneş ışınlarının, yerine gelmesiyle sırf kudret ve dileğimizle onu kaybettik. Buna göre güneş yükseldikçe ona paralel olarak gölge batı yönünde azalır. Eğer Allah gölgeyi birden kaldırsaydı, onun ve güneşin faydaları yok olurdu. Bu sebeple her ikisinin faydasının ve dolaylı yararlarının devam etmesi için, gölgeyi ortadan yavaş yavaş kaldırmaktadır.

"Gölgeyi nasıl uzattığım" ifadesinin, ”Gölgeyi tan yerinin ağarmasından güneşin doğuşuna kadar uzattı." anlamına geldiği söylenmiştir. Çünkü güneşin henüz doğmadığı o vakit, en hoş vakittir. Zifiri karanlık, insan fıtratının nefret duymasına sebep olmakta, güneş ışınları ise hem havayı ısıtmakta, hem de gözü kamaştırmaktadır. Bu itibarla fecrin ve güneşin doğması arasında bu olumsuzlukların hiçbiri bulunmaz. Onun için Allahu teâlâ, cennetin niteliği hakkında ”Yayılmış gölgeler" (Vakıa: 30) buyurmuştur.

46 ﴿