47O yani yalnızca Allah geceyi sizin için tıpkı bir giysi gibi, karanlığıyla örten elbise kıldı. Burada gecenin karanlığı, elbisenin örtmesine benzetilmiş ve insanı çirkin olan şeylerden örten her şey elbise diye tanımlanmış, hatta şu âyet-i kerime’de koca, hanımın elbisesi olarak nitelendirilmiştir. Çünkü koca, hanımının kötülük yapmasına engel olmaktadır: ”...Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz..." (Bakara: 187) Yine Allahu teâlâ örnek ve benzetme yoluyla, takvayı da bir elbise kıldığını şöyle açıklamıştır: ”... Takva elbisesi daha hayırlıdır..." (A'râf: 26) Uykuyu meşguliyetlerin ve işlerin sona ermesiyle bedenler için dinlenme, gündüzü de insanların, geçimlerini sağlamak ve rızık aramak üzere yayılıp çalışma zamanı yaptı. Burada uyku ve uyanıklık halinin ölüm ve dirilmeye örnek olduğuna işaret edilmiştir. Nitekim Lokman (aleyhisselâm)'ın, oğluna şöyle söylediği nakledilmektedir: ”Oğlum! Tıpkı uyuyup uyandığın gibi, ölür ve yeniden dirilirsin." Zünnûn-i Mısrî (Allah ona rahmet etsin) de şöyle demiştir: ”Şu üç şey kulluğun göstergelerindendir: Gece ibadetinde bulunmak için geceyi sevmek, insanlar uyurken namazla başbaşa kalmak ve fitne korkusuyla amellere koşmak." Öte yandan hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: ”Kul uyuduğu zaman, şeytan onun başına üç düğüm atar: Oturup Yüce Allah'ı zikredince bir düğüm çözülür. Abdest alırsa diğeri çözülür ve iki rekât namaz kılarsa düğümlehn hepsi çözülür. Bu durumda zinde, güçlü ve rahat; aksi halde tembel ve huzursuz bir halde kalkar." m |
﴾ 47 ﴿