48

O yani sadece Allah

rahmetinin önünde... Burada istiare yoluyla ”yağmurun önünde" denmek istenmiştir. Çünkü önce rüzgâr, sonra bulut ve sonra da yağmur gelir.

Rüzgârları müjdeci olarak gönderdi. Çünkü Yüce Allah'ın şu buyruğunda olduğu gibi rüzgâr, yağmurun müjdecisidir: ”Rüzgârları müjdeci olarak göndermesi de O'nun âyetlerindendir." (Rûm: 46)

Gönderme işi, rüzgârın gönderilmesi gibi, bir şeye boyun eğdirmek için olur. ”Rıh", hareket eden hava, rüzgâr demektir. Rüzgâr kelimesi rahmet için çoğul halde riyan; azap için de tekil halde rîh şeklinde kullanılmıştır. Çünkü rıh, arkası olmayan, yani akamete uğrayan ve çiçekleri aşılamayan rüzgârdır. Onun için Hazret-i Peygamber şöyle duâ etmiştir: ”Allah'ım! Bize (azap olan) rüzgâr değil, (rahmet olan) rüzgârları lütfeyle!"

Biz azametimizle

gökten tertemiz, temizlikte çok üstün

bir su indirdik. Bu su, kendisi temiz olduğu gibi, başkalarını da kir ve pislikten (hades ve necasetten) temizler.

48 ﴿