49Ki onunla, yani gökten indirdiğimiz tertemiz suyla, ağacı, meyvesi ve yeşilliği bulunmayan ölü bir beldeyi canlandıralım. Şüphesiz yeri canlandırmak, bitki bitirmekle mümkündür. Âyet-i Kerime’deki ”belde" den maksat, bakımlı ve bakımsız olan arazi parçasıdır. Ve o tertemiz suyla, vadilerden akıtarak, yahut havuzlarda, kaynaklarda ve kuyularda toplayarak yarattığımız nice hayvanlara ve insanlara su sağlayalım. Ragıp İsfahanı şöyle demiştir: ”Sekya ”, içmesi için su vermek, ”Mâ" ise dilediği şekilde kullanması için su vermek demektir. Buna göre ”iskâ", ”seky" kelimesinden daha fasihtir. Çünkü ”iskâ ifade edildiği gibi kullanmak ve içmek üzere başkasına su vermektir. Dolayısıyla mana: ”Biz onların içmelerine ve hayvanlarını sulamalarına imkân verdik." şeklinde olur. "Enam" hayvan demek oları ”ne am" kelimesinin çoğuludur. Bu isim, genelde develer için kullanılır. ”Enâsî", filolog Sîbeveyhe göre, ”insan" kelimesinin çoğuludur. Ancak Ferrâ ve Zeccâc, ”enâsî" nin, ”insî" kelimesinin çoğulu olduğunu ileri sürmüşlerdir, fakat bu görüş zayıftır. Âyet-i Kerime’de geçen ”insanlar" dan, çölde yağmur sayesinde yaşayan bedeviler kastedilmiş ve özellikle onlar dile getirilmiştir. Çünkü şehir halkı, nehir kenarlarında ve kaynak sularının bulunduğu yerde ikamet ederler, dolayısıyla su verilmesine ihtiyaç duymazlar. |
﴾ 49 ﴿