57

Onlara

de ki: 'Buna yani peygamberliği tebliğe

karşılık sizden, Rabbine doğru bir yol tutmayı, O'na iman ve itaatle yaklaşmayı

dileyen kimseler olmanız

dışında, herhangi bir ücret istemiyorum.' Bu sebeple, davetine karşılık malımızı istiyor, onun için ona uymayız, demeyin. Ben, sizden Allah'a iman ve itaat etmenizden başka bir şey istemem. Diğer bir ifadeyle mana şöyledir: ”Malınızdan bana bir ücret tayin etmenizi istemem. Ancak dileyen, Allah'ın rızasını kazanmak için Allah yolunda harcamada bulunabilir. Ben böyle yapan bir kimseye engel olmam."

Görüşümüze göre vaiz, insanlara vaaz etmesinden dolayı ücret alabilir. Fakat almaması daha iyidir. Bunun açıklaması şöyledir: Allah'a davet makamı, her peygamberin Allah'a daveti esnasında ”Benim ücretim ve mükâfatım Allah'a aittir," demelerinden anlaşılacağı üzere, bir ücreti zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla peygamberler, davetlerine karşı bir ücret tesbit etmişler, fakat bu ücreti kullardan değil, Allah'tan istemeyi seçmişlerdir. Son dönem fıkıh mütehassısları ezan okumak, kamet getirmek, vaaz etmek, ders vermek, hacca gitmek, cihad etmek, Kur'an ve fıkıh dersleri vermek ve okumaktan dolayı ücret alınmasında bu alandaki ilginin azalmasına dayanarak bir sakınca görmemişlerdir. Eğer ücret isteği farz bir ibadetten dolayı olursa -tıpkı bir yörede tek cenaze yıkayıcısının olması, ondan başkasının olmaması gibi- bu işe karşılık ücret istemesi caiz olmaz.

57 ﴿