61

Gökte burçları sonsuz kudretiyle

vareden,... Bu burçlar, koç burcu, boğa, ikizler, yengeç, arşları, başak, terazi, akrep, yay, oğlalc, kova ve balık burcu olmak üzere on iki burçtur. Aynı zamanda yüksek köşklere de ”burç" denmiştir. Âyette geçen ”burûc" aslında yüksek köşkler demektir. Çünkü yüksek köşkler, içinde oturanlar için ne ise, burçlar da gezegenler için aynen öyledir.

Diğer taraftan, Hasan Basrî ve Mücahid şöyle demişlerdir: ”Burûc, venus, Jüpiter ve merkür gibi gezegenlerdir. Aydınlıklarından ve ışığı yansımalarından dolayı ”burçlar" diye adlandırılmıştır."

Onların içinde gökte

bir çerağ (güneş) ışık veren her şey ”sirâc" diye ifade ediliyorsa da burada güneş kastedilmiştir. Nitekim Allahü teâlâ, ”... Güneşi de hır kandil yaptı." (Nuh: 16) buyurmuştur. Görüldüğü gibi güneş ve büyük yıldızlar, aydınlatmada ve ışık vermede kandil ve lambalara benzetilmiştir.

Ve nurlu geceyi aydınlatan

bir ay yapan Allah, yüceler yücesidir. Lütufları pek çoktur. Hilâlin üç günden sonraki şekline ”kamer" denir ve aydınlığından dolayı bu adı almıştır. Âyet-i kerime, Allahü teâlâ'nın sonsuz kudretini göstermektedir. Çünkü sözü edilen bu büyük kütleler O'nun kudretinin eseridir.

Bil ki, Allahü teâlâ gönlünün semasında his burçlarını dikmiş ve orada, rûhânî nurlarla aydınlık veren ruh kandilini ve kalp ayını yerleştirmiştir O halde, nurlarına hazırlanman ve heveslerin tutsaklığından kurtulman için benliğini nuriandırmaya ve kalbini nefsanî karanlıklardan kurtarmaya gayret sarfetmelisin. İşte o zaman sen, fanilikten sonra ebediliğe kavuşur ve fakirlikten sonra da tam bir zenginliğe erersin. Böylelikle her şeye gücü yeten ve mutlak hakim olan Allahü teâlâ'nın sonsuz, kudretini müşahade etme imkânına kavuşursun.

61 ﴿