71

Kim tevbe eder ve bütünüyle günahları terkederek, pişmanlık duyar, onlardan yüzçevirir ve ihmal ettiğini telâfi ederek

iyi amel yaparsa, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak tam bir tevbe ile Allah'ın hoşnutluğunu kazanacak bir dönüşle

Allah'a döner.

Ragıp İsfahanı şöyle demiştir: ”Metâb" tam bir dönüş demektir ve bu dönüş, kötü olan şeyi terketmek ve iyi olanı da araştırmakla tahakkuk eder.

Dinimize göre tevbe, kötü birşey olan günahı terketmek, kusurlu davranıştan pişmanlık duymak, kötü alışkanlıkları terketmede kararlı olmak ve ihmal edilen amelleri mümkün olduğu kadar telâfi etmeye çalışmaktır. Bu dört husus bir araya gelince tevbenin şartları tamamlanmış olur.

İbn Ata şöyle demiştir: ”Tevbe, yerilen davranıştan dönüş ve övülen davranışa yöneliştir. Bu, has kulların tevbesidir. O halde, tevbe ve af dilemeye yönel. Çünkü tevbe, günahlar için sabun hükmündedir. Günahlara ısrar etmek ise, şirke ve İslâm'dan başka bir dine mensup olarak ölmeye sev keder."

Ebû İshak da şöyle demiştir: ”Yüzünün yarısı kapalı bir adam gördüm ve ona bunun sebebini sordum. Adam da bana şunu söyledi: 'Ben kabirleri açıp kefen soyan biriydim. Kefen hırsızlığı yapmak üzere bir gece bir kadının kabrini açtım. Bu yüzden kadın beni tokatladı.' Adamın yüzünde parmak izleri vardı. Ebû İshak diyor ki, ben bu durumu Evza'i'ye yazdım ve o da bana mektubunda: 'Ona sor bakalım, kabirlerde bulunanları nasıl bulmuş?' diye yazmıştır. Bunun üzerine ben, o adama bu durumu sordum ve bana cevaben: 'Çoğunu kıbleden başka yöne çevrilmiş bir halde buldum!' dedi. (Alınan bu cevap karşısında) Evza'i şöyle demiştir: 'O, küfre sevkeden ısrarlı davranışlarından dolayı İslâm'ın dışında başka bir dine mensup olarak ölmüştür." Bu durumdan Allah'a sığınırız.

71 ﴿