11

Allah, elbette O'na gönülden

iman edenleri de iki yüzlüleri de bilir. Onların iki yüzlülükleri, kâfirlerin eziyetleri yüzünden olup olmaması arasında bir fark yoktur. Kalpte bulunan iman cevheri ile iki yüzlülük, ancak sabırla ya da dert ve sıkıntı anında sarsılma ile kendini gösterir.

Âyet-i kerime, her Müslumanın Allah uğrunda sabretmesine dair bir uyarı niteliğindedir. Şüphesiz Mekke kâfirleri, Hazret-i Peygamberi çeşitli sıkıntılara maruz bırakıyorlardı. Fakat o, sabrediyordu. Aynı şekilde onlar Ashab-ı Kiram'a da eziyet ediyorlardı. Nitekim her kabile, kendilerinden Müslüman olanlara eziyet ve işkence ediyor; dinlerinden dolayı onları sıkıntıya sokuyorlardı. Bu eziyet ve sıkıntı, ya hapsetmek, dövmek ya da açlık, susuzluk vb. ile veriliyor, o kadar ki, işkence görenlerden biri aşırı dövülmekten dolayı oturamaz hale geliyordu.

Öte yandan Ebu Cehil işkenceye teşvik ediyor, ünlü ve hatırı sayılır biri Müslüman olduğu zaman geliyor ve onu azarlayarak kendisine şöyle diyordu: ”Mutlaka görüşün altedilecek ve ünün azalacak, yani senin görüşüne itibar etmeyeceğiz ve sana değer vermeyeceğiz." Müslüman olan, ticaret erbabı ise ona: ”Allah'a Yemin olun ki, ticaretin kesada uğrayacak ve malın telef olacak," der ve eğer zayıf biri ise, işkence edilmesine teşvik ederdi. Bu yüzden bazı zayıf kimseler din yüzünden denemeye tabi tutulunca şirke yönelmişlerdir ki, bundan Allah'a sığınırız. Hazret-i Bilâl de Allah uğruna işkence görenlerden biriydi. Fakat o sadece, ”Allah bir, Allah bir" diyordu.

11 ﴿