14Yemin olun ki Biz, Nuh'u ki Allah korkusundan dolayı çok fazla ağlayıp sızlaması yüzünden ”Nuh" diye adlandırılmıştır. Hazret-i Âdem (aleyhisselâm)'in yer yüzüne inişinden 1642 yıl sonra doğmuştur. Dünyada yaşayan bütün insanlardan ibaret kendi kavmine, tevhide ve hak yola davet için gönderdik de o, gönderildikten sonra dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Hazret-i Nuh (aleyhisselâm)îın peygamberliğinin umumîliği ile Peygamberimiz Hazret-i Rasûlüm Muhammed (sallalahü aleyhi ve sellem)'in peygamberliğinin umumiliği arasındaki fark şudur: Hazret-i Peygamberimiz, hem kendi zamanında olanlara hem de kıyamete kadar gelecek nesillere gönderilmiş; Hazret-i Nuh (aleyhisselâm) ise sadece kendi zamanındaki bütün insanlara gönderilmiştir. "Am", tıpkı ”sene" gibi yıl demektir. Ancak ”sene", daha ziyade kıtlık ve kuraklık olduğu yıl için kullanılır. Bu sebeple kıtlık, ”sene" ile de ifade edilmektedir. ”Ânı" ise, genişlik ve bolluğun olduğu yıl için kullanılır. Buna göre âyetin anlamı şöyledir: ”Nuh, aralarında dokuz yüz elli yıl kalarak kavmini Allah'ın azabıyla korkutuyor. Fakat onlar ona aldırış etmiyorlar." Burada bu kıssanın anlatılmasından maksat, Rasûlüllah'nü teselli etmek ve kâfirlere karşı direncini artırmaktır. Belirtilen müddetin sonunda, onlar zulümlerini ve küfürlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi. Çünkü onlar, bu uzun süre zarfında hakka davet edene kulak asmamışlardır. ”Tufan", suyun her tarafı kuşatmasıdır. Nitekim o gün su, yeryüzünün her yanını kaplamıştır. |
﴾ 14 ﴿