15Fakat Biz onu, Nuh'u ve gemide bulunanları yani, onunla birlikte gemiye binen çocuklarını ve kendisine tabi olanları boğulmaktan kurtardık ki onlar, seksen erkek ve kadındı. Ve bunu gemiyi ya da kıssayı âlemlere daha sonrakilere, öğüt almaları için bir ibret ya da Allah'ın gücüne örnek gösterebilecekleri bir delil yaptık. Ebu'l-Leys şöyle demiştir: ”Nuh'un gemisi Hazret-i Peygamber'in peygamber oluşuna yakın bir süreye kadar Cûdi dağında kalmıştır. ” Fethu'r-Rahman" isimli eserde kaydedildiğine göre tufanla Hazret-i Peygamberin Mekke'den hicreti arasında 3974 yıl geçmiştir." Rivayet edilmiştir ki Hazret-i Nuh, kırk yaşının başında peygamber olmuş; kavmini dokuz yüz elli yıl dine davet etmiş ve tufandan sonra altmış yıl yaşamıştır. Bu süre zarfında insanlar çoğalarak etrafa yayılmışlardır. Hazret-i Nuh'un yaşı ise, bin ellidir ve en uzun ömürlü peygamber odur. Bu yüzden kendisine ”Peygamberlerin piri" denmiştir. Şâir şöyle demiştir: Bil ki dünya bulutun gölgesi gibidir. Bir an seni gölgeler, sonra yok olup gider. Dünya sana yönelince bununla sevinme. Senden yüz çevirip gidince de telaşa düşme. Öte yandan Hasan Basrî şöyle demiştir: ”Kıyamet günü sevap açısından insanların en faziletlisi uzun ömürlü mümindir." Ubey b. Halid'den rivayet edildiğine göre Hazret-i Peygamber iki kişiyi kardeş yapmış; bunlardan biri Allah yolunda şehit olmuş, ondan bir hafta veya buna yakın bir zaman sonra da diğeri ölmüştür. Ashab-ı Kiram cenaze namazını kıldıktan sonra Hazret-i Peygamber onlara hitaben şöyle buyurmuştur: ”Ne söylediniz?" Ashab-ı Kiram: ”Allah'a, onu bağışlaması, ona rahmet etmesi ve arkadaşına kavuşturması için duâ ettik," demişler. Hazret-i Peygamber: ”Peki, bunun, arkadaşının ölümünden sonra fazla kıldığı namaz ve yaptığı amel nerede?" Ya da Hazret-i Peygamber şöyle demiştir: ”Ondan fazla tuttuğu oruç nerede? Nitekim söz konusu iki kişi arasında, gök ile yer arasındaki mesafeden daha uzak bir mesafe vardır. Ömrü uzun olup ameli iyi olana müjdeler olsun!" Daha önceki ümmetler için uzun sürede hasıl olan feyiz, fıtrî kabiliyetteki olgunluktan dolayı bu ümmet için kısa süre içinde oluşmaktadır. Bu sebeple kişinin, ilk nesillerin amellerini temenni etmesine gerek yoktur. Nitekim yetmiş yıl uzun ömür, yüz yıl ise tabiatıyla daha uzun ömürdür. Şu halde insan, uzun ömürle beraber nefs-i emmarenin kötülüğünden kurtulmayı temenni etmelidir. Çünkü, nefis düzelmediği zaman uzun ömür, insana fayda vermez. |
﴾ 15 ﴿