48

Mekke'li

kâfirlere ve Medine'li

münafıklara itaat etme. Yani, onlara karşı muhalefete, itaatte bulunmayı ve uymayı terketmeye devam et. Böylece Allah, Hazret-i Peygamber'in davet emri konusunda o kâfir ve münafıklara yumuşak davranmasını yasak kılmış ve bu durumu, onlara itaat etmesini nehyetmekle birlikte söz konusu yasağı ve nefreti vurgulayarak kinaye yoluyla ifade etmiştir.

Onların eziyetlerine aldırma, yani davet ve uyarıdaki kararlılığından dolayı onların sana eziyet vermesine aldırma.

İbn Mesud’un şöyle dediği nakledilmiştir: Rasûlüllah (ganimetten) bir pay ayırmış; ensardan bir adam da: ”Bu, Allah'ın rızasının gözetilmediği bir taksimattır" demiştir. Bu söz, Hazret-i Peygamber'e iletilince yüzü kızararak şöyle buyurmuştur: ”Allah, kardeşim Mûsa'ya rahmet etsin. Şüphesiz O, bundan daha fazlasıyla eziyet görmüş ve sabretmiştir." (10)

10- Hadisi Buharı ve Müslim tahric etmişlerdir. Bkz. ed-Dürrul-Mensûr, 5/224.

Her işte, özellikle bu durum karşısında

Allah'a güven. Çünkü Allahü teâlâ size yeter ve sonuç senin lehinedir.

Allah her durumda işler kendisine havale edilen bir

vekil olarak yeter. Buna göre Allahü teâlâ'nın, kullarının menfaatlerini üstlendiğini ve her hususta onlara yeterli olduğunu bilen kimse, bütün işleri için Allah'ı yeterli görür; O'nu düşünür ve sadece O'na güvenir.

Nakledildiğine göre Haccac b. Yusuf, Mekke'de bulunduğu bir sırada Kabe'nin etrafında telbiye getiren ve telbiye esnasında sesini yükselten bir adamın sesini duymuştu. Haccac'ın talebi üzerine adam getirilince ona şöyle demiştir: ”Kimlerdensin?" Adam: ”Müslümanlardan biriyim." Haccac: ”Ben sana Müslümanlığı sormuyorum." Adam: ”Ya neyi soruyorsun?" Haccac: ”Ülkeni soruyorum." Adam: ”Yemen halkındanım." Haccac, kendi kardeşini kastederek adama: ”Rasûlüm Muhammed b. Yusuf’u nasıl bıraktın?" Adam: ”İri, cüsseli, iyi giyinen, iyi ata binen ve dolaşıp duran biri durumunda bıraktım." Haccac: ”Sana bunu sormadım." Adam: ”Neyi sordunuz?" Haccac: ”Hal ve gidişini sordum." Adam: ”Çok zalim, çok gaddar, insanlara itaat edip Allah'a isyan eden biri olarak bıraktım." Haccac: ”Onun benimle olan ilgisini bildiğin halde seni böyle konuşmaya sevk eden şey nedir?" Adam: ”Onun seninle olan ilgisini, benim Allah'la olan ilgimden daha mı üstün görüyorsun? Hakikaten ben, Allah'ın beytini (Kabe'yi) ziyarete gelen ve Peygamberini doğrulayan biriyim." Bunun üzerine Haccac susmuş ve cevap veremez olmuştur. Adam ise izin almadan ayrılmış ve Kabe'nin örtüsüne tutunarak şöyle demiştir: ”Allah'ım! Sana sığınır ve sana iltica ederim, yakın olan feraha kavuşturmanı, ezelî lütfunu ve güzel âdetini talep ediyorum." Allahü teâlâ adamı, Allah'a olan güveni sebebiyle Haccac'ın elinden kurtarmıştır.

48 ﴿