58

Mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, yapmadıkları bir şey den dolayı, eziyeti hak edecekleri bir suçlan olmadan

eziyet edenler bir önceki âyette geçen Allah ve Rasûlü'ne yapılan eziyetin mutlak olarak zikre dilip, bu âyette mü'minlere yapılan eziyetin ”yapmadıkları bir şeyden dolayı" ifadesi ile kayıtlanmıştır. Bunun sebebi Allah ve Rasûlü'nün incitilmesinin daima haksız yere olduğunu vurgulamaktır. Fakat müminlere yapılan eziyet ise haklı yere olabileceği gibi haksız yere de olabilir. Bu âyet, bütün mü'min erkek ve kadınlara yapılan her türlü eziyeti kapsamaktadır. Aynı zamanda bu âyet, Hazret-i Ali'yi inciten münafıkları, daha önce zikredilen ifk hadisesini -ki, bu hadisede münafıklar Hazret-i Âişe'yi Safvan es- Sehmı ile ilişki kurdu diye itham etmişlerdir. Ve kadınlar geceleyin su aramak ya da ihtiyaçlarını gidermek üzere dışarı çıktıklarında onları izleyen bazı günahkârlarla ilgili rivayet edilen hususları da içine almaktadır.

Şüphesiz bir iftira ve onlara karşı bir yalanla

apaçık bir günah yüklenmişlerdir.

Bil ki, Hazret-i Peygamber’in incinmesi Allahü teâlâ'nın incinmesinin hemen ardından getirildiği gibi, müminlerin incinmesi de Hazret-i Peygamberin incin mesinin hemen ardından getirilmiştir. Burada, Mü'minleri incitenin, tıpkı Hazret-i Peygamberi incitmiş, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’i incitenin de Allahü teâlâ'yı incitmiş gibi olduğuna işaret edilmektedir. Aynı zamanda burada, Allah ve Rasûlü'nü incitenin dünya ve âhirette yalnızlığa itilmeyi ve laneti hakettiği vurgulanmış tır. Mü'mine eziyet edenin durumu da böyledir.

Rivayet edilmiştir ki, bir adam, Alkame (radıyallahü anh)'ye kötü söz söylemiş, Alkame de ona bu âyeti okumuştur.

Hazret-i Peygamber rüyasında, dillerinden asılan bazı insanlar görmüş ve bu durum üzerine Cebrail'e hitaben: ”Ey Cebrail! Bunlar kimdir?" demiştir. Cebrail: ”Bunlar, mümin erkeklerle mümin kadınlara suçsuz oldukları halde iftira edenlerdir," diye cevap vermiştir. Hadis-i kudside Allahü teâlâ şöyle bu yurmuştur: ”Benim bir dostuma eziyet eden, açıkça Bana savaş açmıştır." (14)

14- Hadisi Buhârî tahric etmiş olup uzun bir kudsi hadistir. Buhârî'nin ifadesi şöyledir: ”Kim Benim bir dostuma düşmanlık ederse ona karsı savaş ilân ederim..." Bkz. Câmiu’l-Usûl, 9/542.

Nakledildiğine göre Hazret-i Ömer, bir gün Kâbe'ye bakarak şöyle demiştir: ”Sen ne büyüksün ve şanın ne büyüktür! Fakat Allah katında mü'minin şanı senden daha büyüktür."

Füzeyl de (Allah ona rahmet etsin) şöyle demiştir: ”Allah'a yemin olsun ki, sebepsiz yere ne köpeğe, ne de domuza eziyet etmen sana helâl olmaz. Bu durumda bir Müslümana nasıl eziyet edebilirsin?"

Hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: ”Müslüman, dilinden ve elinden Müslümanların emin olduğu kimsedir." (15)

58 ﴿