59

Ey Peygamber! Hanımlarına ki, Hazret-i Peygamber vefat etiği zaman hanımlarının sayısı dokuzdu. Onlar Aişe, Hafsa. Ümmii Habibe, Ümmü Seleme, Şevde, Zeyneb, Meymûne, Safiyye ve Cüveyriye idi.

Kızlarına ki, bunlar da dört öz kızı olup hepsi Hazret-i Hatice'dendir. Zeyneb. Rukiyye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma adlarındaki bu kızlardan Fatıma hariç gerisi Hazret-i Peygamber hayatta iken vefat etmişlerdir. Fatıma ise babasının vefatından sonra altı ay daha yaşamıştır.

Ve mü'minlerin hanımlarına (dışarı çıktıklarında) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Cilbâb: Başörtüden büyük ve gömlekten küçük bir örtüdür. Kadın, bu örtüyü başına dolar ve fazla olan kısmını göğüslerine doğru salıverir. Buna göre mana şöyledir: ”Sözkonusu kadınlar, bir ihtiyaç için evlerinden dışarı çıktıklarında o örtü ile yüzlerini ve vücutlarını örterler; tıpkı cariyeler gibi yüzleri ve vücutları açık olarak çıkmazlar ki, bazı densiz kimseler, onları cariyeler sanarak rahatsız etmesin."

Nakledildiğine göre Süddi şöyle demiştir: ”Kadın, gözlerinden birini açık bırakarak yüzünün tamamını kapatır."

Bu, ifade edilen örtünme,

onların tanınmalarını zinaya ve bir ön ceki âyette dile getirildiği gibi eziyet için hedef durumunda olan cariyeler ve şarkıcı kadınlardan ayrılmalarını

ve bu yüzden günahkâr kimseler tarafın dan hedef alınmak sûretiyle

incinmemelerini daha iyi sağlar.

Enes b. Malik (radıyallahü anh) şöyle demiştir: ”Peçeli bir cariye Ömer (radıyallahü anh)’in ya nından geçerken kamçısını üzerine dokundurarak ona, 'ahmak! Hür kadınlara benziyorsun. Peçeyi at' demiştir."

Allah, daha önceki aşırılıkları ve örtüye ilgisizliği

çok bağışlayan ve kullarını

merhamet edendir. Bu sebeple onların her türlü fayda ve menfaat lerini gözetir.

Âyet-i kerimede söz konusu kadınlar, korunarak ve iffetli davranak ken dilerine dikkat etmeleri ve haklarını gözetmeleri için uyarılmışlardır. Aynı za manda âyet-i kerimede, bu kadınların değer ve üstünlükleri tescil edilmiştir. Buna göre Müslüman kadınların örtünmeleri ve iffetli olmaları gerekir. Onlar, bir ihtiyaç için gündüz dışarı çıktıkları zaman örtünmede, edepli ve ağırbaşlı titiz davranırlar ve dikkat çekici bir elbise ile çıkmazlar. Diğer taraftan, evin den parfümlü ve süslenmiş olarak çıkan, yani süslerini ve güzelliklerini er keklere gösteren kadın, zina eden kadının günahı kadar günah kazanır. Nite kim hadisi-i şerifte de böyle geçmektedir.

Hakikat ehline göre sâliha bir kadının alâmeti, güzelliği Allah korkusu, zenginliği, kanaati ve süsü de iffeti olması, kötülüklerden, fenalıklardan uzak durması ve töhmet altına girmekten kaçınmasıdır.

Deniyor ki, kadın, tıpkı güvercin gibidir. Kanatları gelişince uçar. Aynı şekilde adam hanımını güzel elbiselerle stislerse o hanını evde oturmaz.

Dünya, İslâm'ın ilk dönemi de dahil isyan ve günâhlardan uzak değildir. Gözünü yabancı kadına bakmaktan alıkoyan kimseye Allah merhamet etsin. Çünkü bakış, kalpte şehvetin doğmasına sebep olur. Şehvet de fitne olarak yeter.

59 ﴿