61Çalışanlar, çabucak kaybolan ve değişik elemler, sıkıntılar ve baş ağrılarıyla karışık dünyevî kısmetler için değil, bunun için bu yüksek ideale kavuşmak için çalışsınlar, gayret sarfetsinler. Bir önceki âyette geçen ”İşte bu" ve ardındaki ifade, bizzat Allahü teâlâ'nın söylediği söz olabilir. Bu söz, Allah'a itaat etmek suretiyle O'nun mükâfatını talep etmek için bir teşviktir. Bu sebeple şöyle denebilir: ”Sıkıntılara katlananlar katlansın. Çünkü cennet, hoşa gitmeyen şeylerle; cehennem ise boş arzularla kuşatılmıştır." Kısacası, âbid ve arif kimselerden her birinin bu âyet-i kerimenin işaret ettiği şeyde payı vardır. Salih kimselerden biri kuşluk namazını yüz rek'ât olarak kılıyor ve şöyle diyordu: ”Bunun için yaratıldık ve bize bu emredildi. Allah'ın veli kullarının gayretleri ve itaatlerine karşılık bol ecir ve güzel mükâfattan dolayı hamd etmeleri yakındır." Salih kulların pek çoğunun can çekişme anında şu âyeti okudukları belirtilmiştir: ”Çalışanlar, bunun için çalışsın." (Sâffât: 61) Biz Allah'tan dünyada selim kalp, âhirette de devamlı nimet isteriz. Nakledildiğine göre Mûsa (aleyhisselâm) Rabbine: ”Cennetliklerden en alt derecede olan kimdir?" diye sormuş, bunun üzerine Allah şöyle buyurmuştur: ”Cennet ehlinin cennete girmesinden sonra gelen adamdır. Ona: ”Cennete gir" denir. O da: ”Ey Rabbim! İnsanlar yerlerini ve alacaklarını aldıktan sonra bu nasıl olur?" Bunun üzerine ona şöyle denir: ”Dünyadaki krallardan birinin sahip olduğu kadarına sahip olmana razı mısın?" O da: ”Ey Rabbim! Razıyım" der. Allahü teâlâ: ”Senin için bir bu kadar, bir o kadar ve bir o kadar daha vardır" buyurur. Beşinci defa o: ”Ey Rabbim! Razıyım" der. Yine Allah, ”Bunun yanında on katı kadarı ve gönlün arzu ettiği, gözün hoş gördüğü şeyler de senindir" buyurur. O da, ”Ey Rabbim! Razıyım" der. Mûsa (aleyhisselâm) bunun ardından: ”En üst derecede olan kimdir?" diye sorunca Allahü teâlâ şöyle buyurmuştur: ”Onlar, makamlarını tayin ettiğim ve sonuca bağladığım kimselerdir. Onlar için gözün görmediği, kulağın işitmediği ve hiçbir insanın hayalinden geçmeyen nimetler vardır. ”(7) 7- Hadisi Müslim, Tirmizî ve Ahmed b. Hanbel Muğire b. Şu'be'den merfu olarak tahric etmiştir. Bkz. Câmi'ul-Usûl, 10/533; Suyutî, el-Fethu'l- Kebir-2/150. Bu rivayette sözü edilenlerin her ikisi de kurtulmuştur. En üst dereceyi elde ederek kurtulmak ise büyük bir kurtuluştur. Dünyada çobanla sultanın bir olmadığını görmüyor musun? Aynı şekilde dünyadaki düşünceler ve gayeler farklılık arzeder. Buna bağlı olarak âhiretteki mertebeler de farklı olur. |
﴾ 61 ﴿