98

Böylece ona bir tuzak kurmak istediler bir kötülük düşündüler. Bu tuzak, Hazret-i İbrahim’i ateşte yakmak istemeleridir. Hazret-i İbrahim, delille onları alt edip tartışmada susturunca, acizlikleri halka yayılmasın diye onun, putlarım kırmak suretiyle o putlara tuzak kurduğu gibi, onlar da ona tuzak kurmaya ve kendisini yok etmek için çare aramaya koyulmuşlardır.

Bunun üzerine Biz de tuzaklarını boşa çıkarmak suretiyle

onları daha alçak duruma düşürdük.

Allahü teâlâ, ateşi İbrahim'e serin ve emin kılarak bu olayı onun üstünlüğü için parlak bir delil kılmıştır.

Şayet sen, ”Neden Allahü teâlâ onu bizzat ateşle denemiştir?" dersen, cevap olarak şöyle derim: ”Çünkü her insan, tabiatıyla Allah'ın kahir sıfatının tezahüründen korkar. Allahü teâlâ ise ona, ateş güçlü de olsa O'nun izni olmadan hiçbir şeye zarar veremediğini göstermiştir. Bu olayda, düşmanlarım kahreden bir mucize vardır. Gerçekten Hazret-i İbrahim’in bu düşmanları ateşe, güneşe ve yıldızlara tapıyor ve onların Rubûbiyet niteliğine sahip olduklarına inanıyorlardı. Bu sebeple Allahü teâlâ onlara ateşin, ancak O'nun izniyle zarar verdiğini göstermiştir."

Nakledildiğine göre Nemrut, ateşin İbrahim (aleyhisselâm)'e serin ve emin geldiğini görünce: ”Gerçekten senin Rabbin çok büyüktür; dolayısıyla kurbanlar adayarak O'na yaklaşalım" demiştir.

98 ﴿