102Oğlu, İbrahim’in yanında koşacak çağa gelince: Yani büyüyüp onunla birlikte işleri, ihtiyaçları ve menfaatleri için koşturacak duruma gelince, ki, o zaman oğlu on üç yaşında idi. 'Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı Allah için kurban ettiğimi görmekteyim. Yani bu manzarayı aynen, ya da tevil suretiyle müşahade etmekteyim. Denmiştir ki, bu rüyayı terviye günü (10) geceleyin görmüş ve kendisine sanki birisi şöyle demiştir: ”Allahü teâlâ sana, bu oğlanı boğazlamanı emrediyor." 10- Terviye günü; kurban bayramı arefesinden bir gün önceki güne verilen addır. Artık bak, bu konuda ne düşünürsün?' dedi. İbrahim (aleyhisselâm), onunla kesin olan bu emir konusunda Allahü teâlâ'dan kendisine inen bu deneme ile ilgili emri bilmesi için istişare etmiştir. Ki, istişare sonunda sabırsızlık içinde ise tahammül göstersin; teslim olmuş ise emin olsun ve o emre boyun eğmek suretiyle ecir kazansın ve bu hareket, istişarede sünnet olsun. Çocuk da: 'Babacığım! Sana ne emredildiyse yap. Hazret-i İsmail, babasının sözünden, her halde kendisini rüyasında boğazlamasının emredildiğini görmüş olduğunu anlamıştır. Bu sebeple ”Sana ne emredildiyse yap." demiştir. O, peygamberlerin görmüş oldukları rüyaların hak ve gerçek olduğunu ve onların bu gibi şeyleri ancak emirle yaptıklarını biliyordu. Ancak kurban etme, her ikisinin tereddütsüz boyun eğmelerinin ihlâs ve samimiyetlerinin hangi boyutta olduğunu göstermek için -peygamberlere vahyin genelde uyanık halde gelmesine rağmen- uyanık halde değil de uyku halinde emredilmiştir. Nitekim şöyle demişlerdir: ”Vahiy açısından peygamberlerin rüyaları haktır." Peygamberlere Allah'tan vahiy, uyanık halde gelmektedir. Çünkü onların kalpleri hiç uyumaz ve gönüllerinin temizliğinden dolayı şeytanların onlar aleyhine bir yolu yoktur. İnşallah beni boğazlamaya ve Allahü teâlâ'nın hükmüne karşı sabredenlerden bulacaksın' dedi. O, Allah'tan gelen sıkıntılara karşı sabretmesi için O'ndan yardım dileyerek ”İnşallah" demiştir. Kim, dilemeyi Allah'a havale eder ve O'na yönelirse zor durumda kalmaz. |
﴾ 102 ﴿