104

Biz de ona şöyle seslendik: 'Ey İbrahim! Gerçekten sen rüyana emredileni yerine getirmeye azmetmek ve bu emirle ilgili ön hazırlıkları yapmakla

sadakat gösterdin. Yani rüyada gördüklerini doğruladın ve rüyanı, boğazlamaya yönelerek somut şekle uygun hale getirdin.

Denmiştir ki, Hazret-i İbrahim, bıçağı bütün gücüyle oğlunun boğazına defalarca sürtmesine rağmen yine de kesemedi. Ardından bıçağı ensesine koydu. Bu sefer de bıçak bir odun parçasına dönüşmüştür.

Bir önceki âyette geçen ”Lemmâ"nm cevabı, olayın detaylı anlatımında ifadenin yetersiz olduğunu belirtmek için hazfedilmiş, kaldırılmış ve tıpkı şöyle buyurulmuştur: ”Anlatımı için ifadenin yetersiz kaldığı şeylerden olanlar oldu. Bu olan şeyler de, sıkıntı gelmesinden sonra bu sıkıntının giderilmesinden, hiç kimsenin sağlayamadığı başarının sağlanmasından ve İbrahim'le oğlunun büyük mükâfatları saklı olmakla birlikte üstünlüklerinin her tarafı kuşatmasından ibarettir."

Arif kimselerden biri şöyle demiştir: ”İnsan, evlât sevgisiyle yaratılmıştır. Fakat Allah dostluğu rütbesi ve sevgi makamı, Hazret-i İbrahim’in kalbinden başkası ile olan bağını koparmasını gerektirdi. Bu sebeple ona, en çok sevdiği şeyi Allah yolunda feda etmesiyle kendisini denemek ve meleklere onun, Allah'ın dostu olduğunu ve hakkın dışında bir şeyi kabul etmediğini hissettirmek üzere oğlunu boğazlamasını emretmiştir. Aslında Hazret-i İbrahim'den istenen, oğlunu boğazlaması değil; sadece tabiî alışkanlığını terketmektir."

Gerçekten Hazret-i İbrahim'e hak sevgisi galebe çalmış ve bu sevgi sonucunda Hak için babasından uzaklaşmış, oğlunu Allah yolunda boğazlamayı hedeflemiş ve Allahü teâlâ için bütün malını terketmiştir.

Şüphe yok ki, Biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız.'

Âyet-i kerimede, Hazret-i İbrahim ile oğlunun iyi davranışlarından dolayı söz konusu sıkıntıdan kurtulmalarının sebebi belirtilmektedir.

104 ﴿