17Ey Rasûlüm Muhammed! Onların söylediklerine sabret. Çok yakın bir zamanda Yüce Allah, sana olan yardımını indirecek, oniara istemiş olduklarını (yani istedikleri azabı) verecektir. Şah el-Kirmanî der ki,: ”Sabır üçtür: Şikâyeti terketmek, Allah'tan gelene samimiyetle razı olmak ve kazayı, takdir-i ilâhiyi tatlı bir kalble kabul etmek." Eskiden inayetimize mazhar olmuş olan güçlü kulumuz Yakup (aleyhisselâm)'un oğlu Yahuda'nın torunu Davud'u hatırla. Davut'la Mûsa (aleyhisselâm) arasında 569 yıl vardır. Davud (aleyhisselâm), Mûsa (aleyhisselâm)'nın şeriatını tatbik etmiş ve yüz yıl yaşamıştır. Ayetin orijinal metninde yer alan ”üzkur" kelimesi kalben zikir demek olur ki, manası ”hatırla" demektir. ”Güçlü" demek şiddetli kuvveti olan, yani dinde kuvvet sahibi olan dinin bütün mükellefiyetlerini ve meşakkatlerini göğüsleyen demektir. Bilinmeli ki, Yüce Allah önce Davud (aleyhisselâm)'un dindeki gücünden söz etmiş sonra da ezelî takdiri gereğince küçük bir hatasından, ardından da daha önce geçen inayeti gereğince Davud'un tevbesinden bahsetmiştir. Yüce Allah, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın sabra tahammüllü olması ve tutmuş olduğu istikamet makamından ayağının kaymaması için Ona Davud (aleyhisselâm)'un durumunu ve itaat konusundaki gücünü hatırlamasını emretmiştir. O, hep Allah'a yönelirdi. Âyet metninde yer alan ”evvab" kelimesi ”dönmek" anlamınadır. Yani Davud (aleyhisselâm), Yüce Allah'a çok çok dönen, O'nun hoşnutluğunu arayan, Yüce Allah'ın çirkin gördüğü şeyleri bırakıp sevdiği şeylere dönen bir kuldu. Bu son cümle Davud (aleyhisselâm)'un kuvvet sahibi olmasının sebebini bildiren bir cümledir. Ve ayrıca bu cümle kuvvet sahibi olmasından maksadın bedenî kuvvet değil din konusundaki kuvveti olduğuna da delildir. Çünkü Davud (aleyhisselâm)'un Yüce Allah'ın hoşnutluğuna dönmesi bedenî kuvvetinin olmasını gerektirmez. Onun bir gün oruç tutup bir gün yemesi ibadet konusundaki güçlülüğünün göstergesidir. Davud (aleyhisselâm), gecenin ilk yarısında uyur, son yarısının üçte ikisini ibadetle geçirir, üçte birinde de uyurdu. Bu şekil el- Meşarik isimli eserde Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın şu ifadesine de uygun düşmektedir: ”Yüce Allah'a en sevimli oruç Davud (aleyhisselâm)'un orucudur. O bir gün oruç tutar bir gün yerdi. Yüce Allah'a nafile namazların içinde en sevimli namaz Davud (aleyhisselâm)'un namazıdır. O, gecenin yarısına kadar uyur kalan yarısının üçte ikisini ibadetle geçirir, üçte birinde uyurdu." (2) Bu çeşit bir ibadetin daha sevimli olması şundandır. İnsanın nefsi, gecenin üçte ikisini uykuyla geçirirse bu daha hafif ve ibadet konusunda insanı daha canlı ve daha diri kılar. |
﴾ 17 ﴿