24

Davud: 'Yemin olsun ki, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle yani senden koyununu taleb etmek sureti ile kendi koyunlarına katmak istemekle

sana haksızlıkta bulunmuştur. Bu ifade gizli bilyemin edatının cevabıdır. Bununla Davud (aleyhisselâm) taraflardan birinin bir sürüye sahip olduğu halde diğerinin bir tek koyununa tamah etmesinin ne kadar çirkin olduğunu ağır bir biçimde vurgulamayı kastetmiştir. Davud (aleyhisselâm), bu sözü ya davalı olan tarafın davacının iddiasını itiraf etmesinden sonra ya da davacının iddiasında doğruyu söylediğini kabul ederek söylemiştir. Yoksa uyuşmazlığa düşen taraflardan birisini karşı tarafı dinlemeden hemen tastik etmenin imkânı yoktur. Bir hadisi şerifte Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: ”Sana aralarında hüküm vermen için birbiri ile anlaşmazlığa düşmüş iki kişi geldiği zaman karşı tarafı dinlemeden birisi lehinde hüküm verme."(6)

6- Hadisi İmam Ahmed, Hakim ve Beyhakî rivayet etmişlerdir. Hadisin son kısmı şöyledir: ”Birinciyi dinlediğin gibi karşı tarafı da dinlemedikçe hüküm verme, çünkü böyle yaparsan hangi hükmü vereceğin ortaya çıkmış olur." Bkz. el-Fethul Kebir 1/100.

Doğrusu ortakçıların çoğu, yani mallarını birbirine karıştıran ortakların çoğu

birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. Yani ortak olanların çoğu arkadaşlık ve ortaklık hakkını gözetmeksizin birbirlerinin haklarına tecavüz ederler.

Yalnız onların aralarından

iman edip de iyi işler yapanlar müstesna. Çünkü onlar haddi aşıp tecavüz etmekten ve düşmanlıktan kaçınırlar.

Bunlar da pek azdır' dedi. Yani bunlar azdır.

Davud kendisini denediğimizi anladı. Davud (aleyhisselâm) kendisinin hükmüne başvurulduğu ibadetgâhında meydana gelen şeyleri anladı ve bunları kendisini imtihan etmek ve denemek için yaptığımızı farketti. Yapmış olduğu davranışın günah olduğunu anladı

ve Rabbinden mağfiret dileyerek eğilip secdeye kapandı. Âyeti şu şekilde anlamak da mümkündür: Ve Rabbinden mağfiret dileyerek, namaz kılarak secdeye kapandı. Bu durumda namazın bir parçası olan rükû zikredilmiş ve bununla o fiillerin tamamı olan namaz - mecazen - kastedilmiş olur. ”İbn Abbas (radıyallahü anh) Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın Sâd Sûresi'ndeki secde ile şükür secdesinde şu duayı okuduğunu bizlere rivayet eder: ”Ya Rabbi benim için bu secde ile katında bir mükâfat yaz. Bu secdeyi senin katında benim için azık kıl. Bunun sebebi ile bir günahımı kaldır. Kulun Davud'un secdesini kabul ettiğin gibi benim secdemi de kabul et. ” (7)

7- Hadisi Tirmizî Sünen'inde rivayet eder ve bu hadisin bir de hikâyesi vardır. Bkz. Cem'ul-Fevaid, 1/146.

Ve tevbe edip Allah'a yöneldi. yani Davud (aleyhisselâm) zelle (küçük hatalar) kabilinden olan bütün aykırı hareketlerinden tevbe ile Allah'a yöneldi.

24 ﴿