28Yoksa Biz, iman edip de iyi işler yapanları, yoksa Biz yeryüzünde mü'min ve muslih olanları yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Yani yeryüzünde inkar ederek ve günah işleyerek bozgunculuk yapanlarla bir mi tutacağız? Yani bu iki zümreyi birbiri ile eşit tutmayacağız demektir. Kafirlerin zannettiği gibi yeniden dirilme ve yapılan amellerin karşılığını görme boş olsaydı Yüce Allah'ın katında iyi işler yapanla bozgunculuk yapanın durumu birbirine eşit olurdu. Bunların ikisini birbirine eşit tutan sefih olur. Oysa Yüce Allah, sefih olmaktan münezzehtir. Çünkü iman ve salih amelle Yüce Allah, mü'minleri yücelerin en yücesine çıkarırken, kafirleri de aşağıların en aşağısına indirir. Yoksa (Allah'tan) korkanları yoldan çıkanlar gibi mi sayacağız? Yani yukarıdaki gibi takva sahiplerini ahirette sevap verme bakımından günahkarlarla bir tutmayacağız demektir. Bilindiği üzere Yüce Allah her iki zümreyi dünya hayatından yararlanma bakımından eşit tutmuştur. Hatta kafirler bu bakımdan mü'minlerden daha da şanslıdır. Çünkü dünyanın Yüce Allah'ın katında bir sivrisineğin kanadı kadar değeri yoktur. Fakat Allah ahiret yurdunu, yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayanlara tahsis etmiştir. Onlar Yüce Allah'a ve O'nun emrine boyun eğen samimi mü'minlerdir. İnsanoğlu heva ve hevesi bırakıp hidayete yükselince, günahtan vazgeçip takva mertebesine çıkınca mükafatını bol bol alacaktır. Kur'an-ı Kerim bütün mutlulukların ve hayırların kaynağı olduğu için Yüce Allah, önce bunu anlatmış sonra da içindeki maslahatın ve menfaatin ne olduğunu şimdi gelecek âyetlerle beyan etmeye başlamıştır: |
﴾ 28 ﴿