20Fakat bugün şirkten, günahlardan, hatalardan şehvetlerden, heva ve hevese tapmaktan dolayı Rablerinden korkanlara -Yüce Allah bu gibi kimseleri cehennemden kurtarmıştır. İşte bu gibi kimselerin takvalarına karşılık- üst üste yapılmış köşkler vardır. Yüce Allah burada beyan ediyor ki, bu gibi kimselere naim cennetlerinde, kâfirlerin cehennemdeki düşük derecelerine mukabil, üstün dereceler vardır. Yukarıda anlatılan bu köşkler sağlamlık ve kuvvetli lik bakımından yeryüzüne yapılmış evler gibidirler. Altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Yani gerek alçak gerek yüksek bu köşklerin altlarından alçaklığına ve yüksekliğine bakılmaksızın dört nehir akar. Bu, Allah'ın verdiği sözdür. Yani onlara bu köşk ve evlerin sözünü veren Yüce Allah'tır. Allah verdiği sözden caymaz. Çünkü sözden caymak bir eksikliktir. Bu da Yüce Allah açısından imkânsızdır. Ebu Said el-Hudrî (radıyallahü anh) Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: ”Cennetlikler aralarındaki faziletteki farktan dolayı kendi üzerlerinde köşklerde kalanları doğu ve batı ufkundaki yıldızı gördükleri gibi görürler. ” Sahabeden bazıları sordular: ”Ey Allah'ın Rasûlü, bu mertebeler peygamberlerin mertebeleridir. O dereceleri hiç kimse elde edemez değil mi?" Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): ”Hayır, kudreti ile yaşadığım Allah'a yemin ederim ki, Allah'a inanan ve peygamberleri tastik eden kimseler o mertebelere erişirler," buyurdu." (13) Bir başka hadisi şerifte Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: ”Cennete giren kimse nimete erer. Mutsuz ve bedbaht olmaz. Giydiği elbiseler eskimez ve gençliği sona ermez." (14) |
﴾ 20 ﴿