23Ey düşmanlar! Rabbiniz hakkında beslediğiniz zan var ya! İşte sizi o mahvetti. Allah'ın işledikleri günahı bilmeyeceği yolundaki zan onların zannından ibaretti. Yoksa Allahü teâlâ bütün külliyyâtı ve cüziyyâtı bilmektedir. Allah insanların açıkça işlediklerini bildiği gibi içlerindeki duygulardan ve sırlardan haberdardır. İşte bu zan onları mahvetmiş ve cehenneme sürüklemiştir. Ve sizi helak eden bu zannınız dolayısıyla ziyana uğrayanlardan oldunuz. Çünkü her iki dünyanın mutluluğunu elde etmeleri için kendilerine bahşedilen akıl gücü ve belli organlar onların iki dünyada da bedbaht olmalarına sebep olmuştur. Bunların âhirette bedbahtlık sebebi olması gayet açıktır. Dünyada bedbahtlığa sebep olmalarına gelince meseleye şöyle yaklaşmak gerekir: İnsana verilen bu akıl gücü ve organlar bu kişilerin kötü tercihleri sebebiyle kendilerini Allah ve sıfatları hakkında cehl-i mürekkebe, şehvetlerinin peşinden koşmaya ve günah işlemeye sevketmiştir. Bahru'l-Ulûm'da ”Ziyana uğrayanlardan oldunuz" ifadesi hakkında şu tefsir yapılır: ”Rabbiniz hakkında beslediğiniz zan var ya, işte sizi o mahvetti ve tam hüsrana uğrayanlardan oldunuz. Çünkü Allah hakkında kötü zan beslediniz. Allah'a kötü zan beslemek dünya sevgisi gibi büyük günahların en büyüklerindendir." Hasan-ı Basrî (rahimehullah) der ki,: ”Bazılarının arzuları ve istekleri, ilâhları olmuştur. Bunlar dünyadan göçüp gittiklerinde hiçbir iyilikleri yoktur. Bunlardan birisi diğerine, ben Rabbim hakkında iyi zan besliyorum der, fakat yalan söyler. Şayet iyi zan besleseydi iyi amel yapardı." Hasan-ı Basrî bu sözü söyledikten sonra ”Rabbiniz hakkında beslediğiniz zan var ya..." âyet-i kerimesini okur. Zan iki çeşittir. Bir zan çeşidi vardır ki, insanı kurtarır. Bu zan iyi bir itikad ve salih amelle birlikte olunca kurtarıcıdır. Bir diğer zan, da insanı helake götürür. Bu helak edici zan, iyi itikad ve iyi amele eşlik etmez. Şu halde sonuç olarak çalışmak, çabalamak şarttır. |
﴾ 23 ﴿