<3 align="justify" style="text-indent: 33pt; line-height: 19pt; margin: 7pt" dir="ltr"> 24

Eğer ateş içerisinde azaba

dayanabilirlerse onların yeri ateştir... Ateş, içinden asla kurtuluş olmamacasma onların ebediyyen kalacakları ve ikamet edecekleri yerdir. Bu sebeple onların dayanmaları ve sabretmeleri kendilerine fayda vermez

ve eğer tekrar dönmek isterlerse memnun edilecek değillerdir. Burada yer alan ”yesta'tibû" kelimesi dönmeyi istemek demektir. Buna göre âyet-i kerimede, eğer onlar içinde bulundukları azaba dayanamadıklarından kendileri açısından sevimli olan bir şeye dönmek isterlerse, bu isteklerine cevap verilecek değildir. Şu halde onların dayanmaları ve sabırsızlıkları birbirine eşittir. Şu açıdan eşittir: Bu ikisi de onları kurtuluşa götürmeyecektir. Bunun benzeri İbrahim süresindeki şu âyet-i kerimedir: ”Şimdi sızlansak da, sabretsek de birdir. Çünkü bizim için sığınacak bir yer yoktur." (İbrahim: 21)

Kamusta utbâ kelimesi hakkında bilgi verilir. Buna göre ”utbâ", rıza ve hoşnutluk demektir. Bu kelimeden türeme ”ista'tebe" ise ona hoşnutluk verdi demek olur.

Müfredata göre ise ”a'tebtuhû" demek Kamusta olduğu gibi vermek anlamına değil, tam tersine onun rızasını ve hoşnutluğunu elinden aldım demektir.

24 ﴿