31'Biz dünya hayatında da, sizin dostlarmızız. Bu onlara dünyada verilen müjdedir, yani dünya işlerinizde biz sizin ycirdımcılarınızız, size hakkı ilham ederiz. Hayrınıza ve menfaatinize olanı size gösteririz. Buradaki ilhamdan maksat Allah'a itaata devam eden mü'minlerin hatırına bir fikrin getirilmesinden ibarettir. Bu ilham ve irşad, Yüce Allah'ın, melekler vasıtasıyla onları muvaffak kılması ve onlara yardım etmesi şeklinde olmaktadır. Âhirette de sizin dostlarınızız. Size şefaat ederiz. Sizleri ikramla karşılarız. Bunu kâfirlerle arkadaşları arasında meydana gelen düşmanlık ve tartışma başladığında yaparız. Büyük günahları çok bağışlayan küçük günahları da iyiliklere çeviren ve itaat eden mü'minlere derecelerini ve mertebelerini artırmak suretiyle merhameti bol olan Allah tarafından hazırlanmış bir rızık olarak orada âhirette sizin dışınızdaki düşmanlar için değil, yalnız sizin için canlarınızın çektiği çeşit çeşit lezzette her şey var ve istediğiniz temenni ettiğiniz her şey orada sizin için hazırdır.' Burada ”istediğiniz her şey" ifadesi, ”canlarınızın çektiği her şey" ifadesinden daha geniş kapsamlıdır. Çünkü istenilen her şeyin iştah çekici olması gerekmez. Meselâ hasta canının çektiği ve hastalığına zararlı olan şeyi istemez. Bütün bu açıklamaların ışığı altında sanki şöyle denilmiş olmaktadır: Sizler konaklamış misafir gibi ne temenni ediyorsanız hepsi orada size verilecektir. Asıl ikramınıza gelince bunu canınızın çekmesi, ya da temenni etmeniz bir yana, hatırınızdan geçirmeniz ve aklınıza getirmeniz bile mümkün değildir. |
﴾ 31 ﴿