15

Onlar, Allah'ın

kullarından bir kısmını, O'nun bir parçası kıldılar. Bunu yapanlar. Araplardan bir takım kabilelerdir. Şöyle dediler: ”Allah (celle celalühü) cinlerle evlendi ve melekler doğdu." Bazıları da şöyle dedi: ”Âyet Benî Muleyh'e reddiyedir. Zira onlar, 'melekler Allah'ın kızlarıdır,' dediler. Mü leyli Huzâa kabilesinden bir kolun adıdır." Burada ”kılmak"; bir şeyle hükmetmek ve ona inanmak anlamındadır. ”Kullar"dan kasdolunan ise, meleklerdir.

Müşrikler, melekleri dişi kabul edip, Allah'a ait bir parça saydılar. Bunu da kızlar olarak tefsir ettiler.

Carullah der ki,: ”Parçayı, 'dişi' diye tefsir etmek, tefsirlerin ortaya koyduğu bidatlardandır. Arapçada böyle bir mana olduğunu iddia etmek ise uydurulmuş bir yalandır..."

Bu fakir de der ki,: ”Cüz yani parça aslında dişi manasına gelmez. Ancak lügatçılar bunu âyetten alarak söylemişlerdir. Çünkü bu, âyette 'dişi' diye tefsir edilen 'çocuk' manasınadır. Çocuğa parça denmesi ise onun, babasından bir cüz olmasından dolayıdır. Nitekim Peygamber Efendimiz: 'Fâtima bendendir' yani benden bir parçadır, buyurmuştur."

Âyetin manası ise: Müşrikler inanıp hükmettiler. Allahü teâlâ'ya çocuk isnad ettiler. Bu çocuk Allah'ın kullarından olan meleklerden dediler. Yine melekler Allah'ın kızlarıdır dediler. Bunu dilleriyle itiraf edip, kalpleriyle de göklerin ve yerin yaratıcısının Allah olduğuna inandıktan sonra, nasıl oluyor da O'nun çocuğu olduğunu söylüyorlar. Doğum ancak cisim özelliklerindendir, Allah (celle celalühü) ise bütün cisimlerin yaratıcısıdır.

Bu âyette, onların cahilliklerine hayret edilmekte ve onların akıllarının eksikliğine dikkat çekilmektedir. Zira onlar Allah'ı (celle celalühü) yaratıkların özellikleriyle vasfetmişlerdir. Âyette bir diğer işaret de çocuğun babasının kulu olmayacağına, meleklerin ise Allah'ın kulları olduğunadır. Böyleyken kızlar nasıl oluyor da kul olabiliyorlar?!

Gerçekten insan apaçık bir nankördür. Nankörlüğü açık olup çok aşırı gider veya nankörlüğünü çekinmeden ortaya koyar. Bunun için de bunları söylerler. Allahü teâlâ'yı onların vasfettiklerinden tenzih ve takdis ederiz.

15 ﴿