51

{Müttakîler ise hakikaten} küfreden ve isyanlardan sakınan, mü'minler ve itaat edenler

güvenilir bir makamdadırlar. Kalınacak bir yerdedirler. ”Makam" aslında ayakta durma yeri demektir. Daha sonra mutlak olarak yer anlamında kullanılmıştır. Hatta oturulan yere de makam denilir. Burada kalan, âfetlerden ve bırakılıp gitmekten emniyettedir. Güven, korkunun zıddıdır. ”Emin" de güvenilir kimse demektir.

Zemahşerî başka bir yöne işaret etmiştir. O da, emîn kelimesi, hiyânetin zıddı olan emanet kökünden gelmektedir. Aslında emîn (güvenilir) kelimesi yerin sıfatı değil, o yerde bulunanın sıfatıdır. Yani emin olan yer değil, o yerde bulunandır. Burada istiare sanatı yoluyla sanki korkulu bir yerde kalan kimsenin karşılaşacağı zorluklardan dolayı hüzünlü olacağı anlatılmak istenmiştir. Yahut bu bir kinayedir. Çünkü vasıf, kalanın yeri için sabit olunca, onun için de geçerli olmuş olur.

Nitekim şöyle demişlerdir: ”İzzet elbiselerinin arasında, cömertlik de abasının altındadır."

51 ﴿