15

Biz insana, ana ve babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Onları gözetmesini emrettik.

Annesi onu zahmetle taşıdı. -Bebek ana kanımda kaldıkça ağırlığı arttı.-

ve zahmetle doğurdu. Onun taşınması karnında taşıma süresi

ile sütten kesilmesi otuz aydır. -burada maksat azamî emzirme süresidir.- Onun için birçok sıkıntılara katlandı.

Bu ifade, hamileliğin asgarî sûresinin altı ay olduğuna delildir. Çünkü: ”Emzirmeyi tamamlamak isteyen için, anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler." (Bakara: 233) âyeti gereğince, anılan otuz aydan, iki yılı emzirme için çıkınca hamilelik için geriye altı ay kalır. Doktorların, hamileliğin asgari haddi için öngördükleri süre de budur. Emzirme süresi iki yıldır. Bu, Ebû Yusuf ve Muhammed'in görüşüdür. Bir çocuk, doğmundan sonraki iki yıl içerisinde bir kadının memesini emse, o kadın, çocuğun süt annesi olur. O esnadaki kocası da süt babasıdır.

Nihayet o, olgunluk çağına erip -olgunluk yaşına ermesi; kuvvetinin, aklının ve temyiz gücünün sağlamlaştığı döneme ulaşmasıdır. Olgunluk çağı, gençlikle yaşlılık arasındaki dönemdir.-

Kırk yaşına varınca... Hiçbir peygamberin kırk yaşından önce gönderilmediği söylenmiştir, ama bu görüş zayıftır. Çünkü Hazret-i İsâ ve Hazret-i Yahya kırk yaşından önce peygamber olmuşlardı.

İbnu'l-Cevzî: '"Kırk yaşından önce hiçbir peygamber gönderilmemiştir' sözü uydurmadır. Çünkü Hazret-i İsâ peygamberdir ve gökyüzüne otuz üç yaşında iken çıkartılmıştır. Peygamberlerin en az kırk yaşında olmaları şartı asılsız bir sözdür," der.

Der ki: ”Ey Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimetine şükretmemi... Buradaki nimetten maksat, din ve İslâm nimetidir. Şüphesiz bu en büyük nimettir. Kul, kendisine verilen nimetle, ana-babasına verilenine şükrü birleştirir. Çünkü, ebeveyne nimet, evlâda nimettir.

Ve senin razı olacağın iyi amelde bulunmamı bana ilham et. İyi amel, Allah'ın kabul edeceği amellerdir. O da, beş vakit namaz ve diğer tâallerdir. ”İyi" diye tercüme ettiğimiz ”sâlih" kelimesinin sonundaki tenvin, tazim içindir. Kulun, Allah'ın razı olduğu amelleri, ancak O'nun irşad ve yardımı ile işleyebileceğine işaret etmektedir.

Neslim içerisinde benim için, iyiliği devam ettir. Yani, salâhı benim neslimde sürdür, onlar arasında köklü kıl. Âyet-i kerime, son mânâya işaret etsin diye, ”eslaha" fiili ”fî" harfi cerri ile kullanılmıştır. Aslında, o olmadan da kullanılması caizdir. ”Nitekim başka bir âyette ”fî'"siz olarak : ”ve eslahnâ le hû zevcehû: Eşini de ona (doğum yapmaya) uygun kıldık." (Enbiyâ: 90) buyurulmaktadır.

Sehl bu cümleyi şöyle açıklamıştır: ”Zürriyyetimi benim için hayırlı halef, kendin için de gerçek kul eyle."

Muhammed b. Ali'nin izahı da şu şekildedir: ”Şeytanı, nefsi ve gayri meşru arzuları ondan uzak tut."

Bu âyet işaret ediyor ki; babaların sâlih oluşları, çocuklarının da salâhına, iyi olmalarına sebep olur.

Şüphesiz ben senin razı olmadığın veya beni, seni anmaktan alıkoyan şeylerden

sana döndüm ve nefislerini sadece sana tahsis edip

sana teslim olanlardanım.'

15 ﴿