19Anılan iki guruptan herkesin yaptıklarına, iyi ve kötü amellerine göre karşılığını görecekleri mertebeleri vardır. Aslında mertebe, mükâfat derecelerinden yüce derecelerdir. Bu, kendilerine hiçbir haksızlık edilmeyerek sevapları eksiltilmeden ve azapları artırılmadan Allah'ın onlara amellerinin karşılığı)nı tam ödemesi içindir. Âyet-i kerimede, ana-babasına ”öf" diyenler kınanmaktadır. Bu, onları azarlayanların da aynı şekilde hüsran ehlinden olduğunun kanıtıdır. Hüsran, imandaki eksikliktir. Bir hadisi şerifte şöyle buyrulur: ”Cennetin kokusu beş yüz yıl uzaklıktaki bir mesafeden hissedilebilir. Ama onu, babasına itaat etmeyenler ve sılayı rahmi kesenler alamazlar. '"41 Denildiğine göre: ”Ana-babadan birisinin hakkını gözetmek diğerini üzer de, her ikisinin hakkını aynı anda gözetmek mümkün olmazsa, saygı ve ta'zim konusunda baba tercih edilir. Çünkü neseb ondandır. Hizmet ve ikram konusunda ise anneye öncelik verilir. Şöyle ki: O ikisi aynı anda içeri girseler, baba için ayağa kalkılır. Her ikisi de bir şey isterse, annenin isteği öncelikle karşılanır." Menbeu'l-Adâh adındaki eserde böyle denilmektedir. Ana-babanın, çocuklarını, kötü muamele ve eziyet ederek itaatsizliğe itmemeleri, iyilikte onlara yardım etmeleri gerekir. Hazret-i Peygamber'in ”Allah, çocuğuna iyilik yapması için yardım eden babaya rahmet etsin," buyurduğu rivayet edelmiştir. Bunun anlamı: Onu kötü muamele ile itaatsizliğe itmeyen, demektir. Hasan-ı Basrî şöyle demiştir: ”Bir kimsenin, ana-babası hayatta iken evlenmemesi onun akıllılığındandır. Çünkü olur ki onlardan birisi, eşi sebebiyle evlâdından razı olmaz. Bu yüzden o günaha girer." |
﴾ 19 ﴿