21

Ey Rasûlüm Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)! Mekkeli kâfirler için, Hûd (aleyhisselâm)'un kavminin halinden ibret almaları için

Âd'ın kardeşini Hûd (aleyhisselâm)'u

hatırla. Âd'ın kardeşinden maksat, din bak imandan değil, nesep açısından onlardan biri demektir. Nitekim aynı anlamda olmak üzere; ”Ey Arabın kardeşi!" denilir.

Hani o, kendinden önce ve sonra uyarıcıların, elçilerin

gelip geçtiği sonradan gelenler, öncekilerin uyarılarına göre hareket edilmesini te'kîd ediyorlardı.

Ahkâf bölgesindeki kavmini: ”Ahkâf, bir yer adıdır. Bu kelime, ”Hıkf'ın çoğuludur. Hıkf: Uzun ve yüksek, eğri büğrü kum yığını mânâsına gelir.

Bazı âlimlere göre Âd, ilkbaharda yola çıkan direkler ashabı (göçebe, çadırları olan)'dırlar. Rüzgârlar çıkıp ağaçlar sallanmaya başladığında evlerine dönerlerdi. Onlar İrem Kabilesi'ndendi. Yemende, Umman ile Aden arasında, Şıhr denilen yerde, deniz sahilinde, denize bakan kumlar arasında oturuyorlardı. Kimileri ise onların. Umman ile Mehre arasında yaşadıklarını söylerler.

Fethurrahman'da şöyle denilmektedir: ”Bu görüşlerin sahih olanı şudur: Âd ülkesi Yemen'dedir. Onların İrem (şehrinde) sütunlar vardı. Ahkâf, hıkf ın çoğuludur. Hıkf, eğri büğrü uzunca kum dağıdır. Bu tepeler daha çok çöllerde, kumlu yerelerde olur. Çünkü bu tepeyi rüzgâr yapar."

'Allah'tan başkasına kulluk etmeyin. Kuşkusuz ben, size büyük bir günün azabının gelmesinden korkuyorum,' diye uyarmıştı. Yani milletine; Hûd'un, milletini şirkin sonucu ve büyük azap ile korkuttuğunu söyle. Ondan önceki ve ondan sonraki peygamberler de, milletlerini aynı şekilde uyarmışlardı. Yine onlara, şirk koşmanız ve tevhidden uzaklaşmanız sebebiyle korkunç bir günün azabından korktuğunu söyle. O büyük gün, onların üzerine azabın indiği gündür.

21 ﴿